Reklam Tarihi ve Gelişimi

REKLAM

Burada yazılı tüm bilgiler, geçmişten günümüze reklam tarihine ışık tutmaktadır.

Sanat Reklam Ajansı

REKLAM

Günümüzde reklam;” genellikle bir bedel karşılığında, kimliği belirli sponsor tarafından, çeşitli iletişim araç ve yöntemleriyle gerçekleştirilen, ürün, hizmet ve fikirleri tutundurmaya yönelik, önceden planlanan ve kişisel olmayan iletişim” olarak tanımlanmaktadır.

Reklam amaçları; bilgilendirmek, ikna etmek ve hatırlatmak olabilir. Başarılı bir reklam kampanyası için amaçların doğru ve açık biçimde ortaya konması gerekir. Bir reklam kampanyasının amacı, çoğu kez bir slogan veya bir tema altında gizlidir. Bir reklam kampanyası, işletmenin belirli bir zaman diliminde gerçekleştirmeyi hedeflediği reklam çabalarının bütünü olarak tanımlanabilir.

Reklam Stratejisi; hedef kitle, ürün avantajı, reklamın amacı, ürün üstünlüğünün nedenleri, ürünün kişiliği ve satış teması dikkate alınarak oluşturulmalıdır.

Ürün avantajı ve ürün üstünlüğünün nedenleri, iletiler, ürünün tüketiciye sağladığı avantajlar, ve rakiplerinden ayıran özellikler üzerine yapılandırılmalı,

Ürüne, “kalbinizin dostu” gibi somut kişilikler verilmeli,

Satış teması, reklam stratejisinde satış teması, ürünün diğer rakip ürünlere tercih edilme sebepleri ve ayırıcı özellikleri üzerine inşa edilmelidir.

Hedef kitle, oluşturulacak reklam stratejisinde en belirleyici öğelerden biridir.

Hedef Pazar ise, ürünle olan ilişkisi açısından şu şekilde sınıflandırılabilir:

– Ürünü kullanmayanlar,

– Ürünü hiç kullanmamış ve hiç kullanmayacak olanlar,

– Ürünün farkında olmayanlar ancak geleceğin olası alıcıları.

Ürünün farkında olup kullanmayanlar, ancak gelecekte kullanabilecek potansiyel tüketiciler:

– Ürünü kullananlar,

– Ürünü tanımayan rakip ürün tüketicileri,

– Ürünün farkında olan, ancak ürünün tüketicisi olmayanlar.

– Rakip firmaların markalarını ve aynı zamanda bizim ürünümüzü kullananlar,

– Sadece bizim markamızı kullananlar.

REKLAM TÜRLERİ

DİJİTAL REKLAMCILIK

FİZİKSEL REKLAM

Neredeyse herhangi bir ortamda reklam için kullanılabilir. Ticari reklam medya içerebilir duvar ressimleri, reklam panoları , sokak mobilyaları  bileşenleri, basılı broşürler ve raf kartları , radyo, sinema ve televizyon Reklamlara,web bannerlar , cep telefonu ekranları, alışveriş arabaları, web pop-upler , havaya yazı yazımında , otobüs durağı tezgahları, insan reklam panoları , dergi , gazeteler, kasaba criers, otobüs kenarlarında, (“bağlı veya uçak tarafı afiş logo ) uçuş reklamların onseatback  tepsi tablolar veya havai saklama kutuları, taksinin kapı, çatı bağlar ve yolcu ekranlarında , müzikal sahne şovları, metro platformları ve trenler, tek kullanımlık çocuk bezi elastik bantlar, banyo tezgahları kapıları, süpermarketlerde elmalar üzerindeki çıkartmalar, alışveriş sepeti kollar  (grabertising), açılış bölümünde ses ve video akışı , posterler ve olay biletleri ve süpermarket makbuz sırtında. Bir “tespit” sponsor orta aracılığıyla mesaj sunmak için ödediği herhangi bir yerde reklam.

TELEVİZYON REKLAM / TANITIM MÜZİK

Ticari için yüksek fiyatlar TV şebekeleri şarj tarafından yansıtılan olarak TV ticari genellikle en etkili kitlesel pazar reklam biçimi olarak kabul edilir airtime popüler TV olaylar sırasında. Yıllık super bolw futbol oyun Amerika Birleşik Devletleri, televizyonda en önemli reklam olay olarak biliniyor . Bu oyun sırasında, tek bir otuz saniyelik TV spot ortalama maliyeti 3 milyon US $ (2009) ulaşmıştır. Televizyon reklamları çoğunluğu bir şarkı veya özellik jingle dinleyiciler, kısa sürede ürün ile ilgili . Sanal reklam, bilgisayar grafikleri ile düzenli olarak televizyon programcılığını takılı olabilir. Genellikle aksi takdirde boş arka planında eklenir veya uzaktan yayın kitleye ilgili yerel reklam panoları değiştirmek için kullanılır.Daha tartışmalı, sanal reklam panoları arka plana yerleştirilmiş olabilir. Hiçbiri burada mevcut gerçek- ömrü.Bu teknik, özellikle televizyonda spor etkinliklerinde kullanılır.Sanal ürün yerleştirme de mümkündür.

Radyo reklamcılığı

Radyo reklam, reklam ortamı üzerinden bir form radyo . Radyo reklamları, radyo dalgaları gibi bir verici anten ve böylece bir alıcı cihaz hava yayını bulunmaktadır. Airtime satın istasyonuveya ağ  reklam havalandırma karşılığında. Radyo, ses ile sınırlı olmak sınırlama olsa da, radyo reklam savunucuları çoğu zaman bir avantaj olarak bu alıntı. Radyo sadece hava değil bulunabilir genişleyen bir orta, ama aynı zamanda çevrimiçi. Arbitron göre, radyo haftalık dinleyiciler, yaklaşık 241,6 milyon ABD nüfusunun yüzde 93 daha fazla.

Online reklam

Online reklam promosyon Internet ve word wide web kullanır teslim ifade amaç için pazarlama, müşteri çekmek için mesajları . Online reklam örnekleri bağlamsal görünen reklamları,  banner reklamları , metin reklamları,rick media Reklamlar, sosyal ağ reklam , online seri reklam  , reklam ağları ve e-posta reklam da dahil olmak üzere e – posta spam.

Ürün yerleşimleri

Aynı zamanda gerilla reklam olarak bilinen gizli bir reklam, eğlence ve medya, bir ürün ya da marka gömülü olduğu zaman. Örneğin, bir film, filmde ana karakter olarak kesin bir marka, bir öğe veya diğer kullanabilirsiniz azınlık raporu  Tom Cruise ‘un karakter John Anderton ile bir telefon sahibi Nokia , üst köşesinde açıkça yazılı logo ya da seyretmekbulgari logosu kazınmış Reklam filmi bir başka örnekte Robot oynadığı ana karakter Will Smith bahseder Converse filmi uzak gelecekte, çünkü, “klasikleri” ayakkabı birkaç kez, onları çağıran I, Robot ve Spaceballs de fütüristik vitrin ile araba audi ve MercedesBenz araçların ön açıkça görüntülenen logolar.Cadillac  film tanıtımı için seçtik The Maddric Reloaded bir sonucu olarak, Cadillac araba kullanılmış oldukları birçok sahneleri içeriyordu. Benzer şekilde, ürün yerleştirme Omega saat, Ford, vaıo , BMV ve ASTON MARTİN otomobilleri son yer James Mond filmleri, en önemlisi csino royale .” fantastic  four: rise ofsilverSurfer “, ana ulaşım aracı büyük gösterir Dodge ön logo Blade Runner en belirgin ürün yerleştirme içeren tüm film göstermek için durur Coca-Colabillboard.

Basın reklam

Basın reklam gibi basılı bir ortamda reklam tanımlayan gazete , dergi , ya da ticaret dergi . Bu, büyük bir ulusal gazete veya dergi gibi çok geniş bir okuyucu tabanı, medya gibi çok özel konularda, yerel gazete ve ticaret dergi gibi daha dar bir hedef medya her şeyi kuşatmıştır. Basın reklam bir form reklam sınıflandırılmış özel bireyler ya da şirketler, düşük bir ücret karşılığında bir ürün veya hizmetin reklamını küçük, dar hedefli reklam satın almanızı sağlar . Basın reklam başka bir form Görüntülü Reklam, tipik bir gazetede bir makale bölümünde çalışan daha büyük bir reklam (sanat).

Afişle reklam

Billboardlar geçen yayalar ve sürücüler için reklam gösteren halka açık yerlerde bulunan büyük yapılardır. Çoğu zaman, onlar, motor ve yaya trafiğine büyük bir miktarı ile ana yollar üzerinde yer almaktadır, ancak alışveriş merkezleri ya da ofis gibi toplu taşıma araçları ve istasyonları gibi, izleyicilerin büyük miktarda herhangi bir yere yerleştirilir. binalar ve stadyumlarda.

Mobile açıkhava reklamcılığı

Mobil reklam panoları genellikle araç billboard veya dijital ekranlar monte edilir . Bunlar sadece müşteriler tarafından önceden seçilmiş yolları boyunca reklam taşımak için inşa adanmış araçlar üzerinde olabilir, onlar da özel donanımlı kargo kamyon olabilir veya bazı durumlarda, büyük afiş uçakları saçılmış. Billboard ışıklı, bazıları arkadan aydınlatmalı , ve diğerleri spot istihdam. Diğerleri Bazı billboard görüntüler, statik, örneğin, sürekli veya periyodik bir dizi reklam arasında döner. Hedef reklam, bir günlük ve uzun vadeli kampanyalarla, Sözleşmeler, Spor etkinlikleri, Mağaza açıklıklar ve benzeri tanıtım etkinlikleri, küçük şirketlerin büyük reklamlar: Mobil görüntüler dahil olmak üzere tüm dünyada metropollerde çeşitli durumlar için kullanılır.

Mağaza-içi reklam

Mağaza-içi reklam, perakende mağaza yerleştirilmiş herhangi bir tanıtım. Bu göz alıcı alışveriş sepetlerini gibi yerlerde belirli bir ürün teşvik görüntüler ve reklam ve mağaza-içi, koridorlar ve yakın kasalardaki ucunda bir mağaza görünür yerlerde, göz hizasında gibi bir ürün yerleştirme Video görüntüler.

Kahve fincanı reklam

Kahve fincanı reklam, bir ofis, cafe ya da drive-through kahve dükkanı dağıtılır bir kahve fincanı üzerine yerleştirilen herhangi bir tanıtım. Bu form, ilk reklam Avustralya’da popüler oldu ve Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan ve Orta Doğu bölgelerinde popülerlik büyüyen başladı.

Sokak reklam

Bu tür reklam, sokak mobilyaları ve kaldırımlar açık hava reklam oluşturmak için Sokak Reklam Hizmetleri tarafından İngiltere’de ilk öne çıktı. Gibi ürünleri ile Çalışma Ters Grafiti ve 3 boyutlu kaldırım reklam, medya, kamusal alanlarda, marka mesajları almak için bir uygun fiyatlı ve etkili bir araç haline geldi.

Ünlü markalaşma

Bu tür reklam, kendi ürünleri için tanınmaya ve belirli mağazalarda veya ürünlerini tanıtmak için ünlü güç, şöhret, para, popülerlik kullanırken üzerine odaklanmaktadır. Reklamverenler sık sık ünlülerin favori ürünleri paylaşmak veya belirli markalar ya da tasarımcılar tarafından giysiler giymek, örneğin, kendi ürünlerinin reklamını. Ünlüler genellikle televizyon ya da özel ya da genel ürün tanıtımı için baskı reklamlar gibi reklam kampanyalarında yer. Ancak, bir markayı desteklemek üzere ünlülerin kullanımı olumsuz yanları var. Bir hata bir ünlü bir markanın halkla ilişkiler için zararlı olabilir. Örneğin, Pekin, Çin, 2008 Olimpiyat Oyunları’nda sekiz altın madalya filmindeki performansıyla, Kellogg ile yüzücü Michael Phelps sözleşme sigara esrar fotoğraflandı sonra Kellogg onu ilişkilendirmek istemedim olarak sona erdirildi.

Radyo reklamcılığı

Radyo reklam, reklam ortamı üzerinden bir form radyo . Radyo reklamları, radyo dalgaları gibi bir verici anten ve böylece bir alıcı cihaz hava yayını bulunmaktadır. Airtime satın istasyonu veya ağ reklam havalandırma karşılığında. Radyo, ses ile sınırlı olmak sınırlama olsa da, radyo reklam savunucuları çoğu zaman bir avantaj olarak bu alıntı. Radyo sadece hava değil bulunabilir genişleyen bir orta, ama aynı zamanda çevrimiçi. Arbitron göre, radyo haftalık dinleyiciler, yaklaşık 241,6 milyon ABD nüfusunun yüzde 93 daha fazla.

Online reklam

Online reklam promosyon Internet ve World Wide Web kullanır teslim ifade amaç için pazarlama , müşteri çekmek için mesajları . Online reklam örnekleri bağlamsal görünen reklamları, arama motoru sonuç sayfalarında , banner reklamlarımetin reklamları , Rich Media Reklamlar, sosyal ağ reklam , online seri reklam , reklam ağları ve e-posta pazarlamada dahil olmak üzere, e – posta spam.

Ürün yerleşimleri

Aynı zamanda gerilla reklam olarak bilinen gizli bir reklam, eğlence ve medya, bir ürün ya da marka gömülü olduğu zaman. Örneğin, bir film, filmde ana karakter olarak kesin bir marka, bir öğe veya diğer kullanabilirsiniz Azınlık Raporu , Tom Cruise ‘un karakter John Anderton ile bir telefon sahibi Nokia , üst köşesinde açıkça yazılı logo ya da seyretmekBulgari logosu kazınmış . Reklam filmi bir başka örnekte  Robot oynadığı ana karakter , Will Smith bahseder Converse filmi uzak gelecekte, çünkü, “klasikleri” ayakkabı birkaç kez, onları çağıran I, Robot ve Spaceballs de fütüristik vitrin ile araba Audi ve Mercedes-Benz araçların ön açıkça görüntülenen logolar. Cadillac film tanıtımı için seçtik , The Matrix Reloaded bir sonucu olarak, Cadillac araba kullanılmış oldukları birçok sahneleri içeriyordu. Benzer şekilde, ürün yerleştirme Omega Saat , Ford , VAIO ,BMW ve Aston Martin otomobilleri son yer James Bond filmleri, en önemlisi Casino Royale . ” Fantastic Four: Rise of Silver Surfer “, ana ulaşım aracı büyük gösterir dodge ön logo BladeRunner en belirgin ürün yerleştirme içeren tüm film göstermek için durur Coca-Cola billboard.

REKLAM’IN TARİHİ

Reklam fikri ve anlayışı insanlar arasında alışverişin başlamasıyla beraber doğmuştur.

Bununla birlikte kitle iletişim araçları ile reklamcılığın tarihsel gelişimi arasında da yakın bir ilişki vardır. “M.Ö. 3000’li yıllar, Sondape ve Frybyiarper gibi yazarlarca reklamcılığın başlangıç tarihi olarak kabul edilir.

Bu dönemde tüccarların, çığırtkanlar aracılığıyla satış yapma çabaları, dükkanlarının önlerine koydukları tabelalar reklamcılık tarihinin ilk mecra örnekleri olarak bilinmektedir.

Özellikle eski Mısır’da cadde üzerinde aynı reklama rastlanması, bugün de kullanılan tekrarlama

sisteminin o zamanlardan düşünüldüğünün misalidir. Ortaçağda reklamcılık daha ziyade çığırtkanlar, tellallar vasıtasıyla yapılmaktaydı. Bu ise radyo reklamcılığının primitif numunesi sayılabilir.

Reklamcılık eski dönemlerde çok iptidai örneklerde, daha ziyade sesli reklamlarla yapılıyordu. Çığırtkanların, tellalların yaptığı bir uygulamaydı. Kişisel büyük rol oynamaktaydı. Espri gücü, hitap kabiliyeti olan bir satıcı diğerinden daha fazla başarılı olmaktaydı.

Böylece sesli spotlarla başlayan reklamcılık, marka ve amblemlerin gelişmesi ile değişik mecralara yöneldi: özellikle Ortaçağ esnaf loncaları kalite kontrolü esasını benimseyince markalaşma şart oldu.

Osnabrück dokuma imalatçısı kalite kontrolü sayesinde diğer Westphalia dokumacılarından % 20 yüksek fiyatla satış yapabiliyordu. Tabii ki malın ayırt edilebilmesi için de bir işaret koymak zorunda idi. İmalatın merkezileşmesi ve nakliyecilikte gelişme sayesinde çeşitli malların çok uzaklardan getirilebilmesi, farklılaştırmayı sonraki dönemlerde bariz biçimde öne çıkardı. Eskiçağ ve Ortaçağ Avrupa’sında işaretler sembolikti. Romalı bir sütçünün işareti keçi, fırıncınınki ise değirmeni hatırlatması nedeni ile katır idi. Dayak yiyen bir çocuk okulu temsil ediyordu. Ortaçağ İngiltere’sinde han kapılarına armalar asılı idi, Londra gemi üreticileri, direklerine amblem olarak çubuk içen Hintli figürünü işliyorlardı.

Ancak matbaanın 1450 yılında icadıyla reklam, bugün algıladığımız biçimde, kitle iletişimiyle birlikte var olmuştur. Matbaanın bulunuşundan 30 yıl sonra İngiltere’de bir matbaacı bastığı kitapların pazarlanması sorunuyla karşılaşınca, 1480 de ilk duvar afişi Londra’da bir kilise kapısına asıldı, William Caxlon’un rahipler için hazırladığı “The Pyes of Salisbury Use” adlı kitabinin ilanı idi bu.

Bu uygulama, reklamcılık tarihinin ilk basılı reklam mecrası örneği olarak kabul edilir. Sonraki yıllarda diğer Avrupa ülkelerinde de yayınlanmaya başlayan gazeteler birer reklam mecrası olarak gelişmeye başlar.

17. Asır başlarında İngiltere’de reklamcılık ilk adımlarını atıyordu. Nicholas Bourne ve Thomas Archer’ın 1622 de yayınlanmaya başladığı The New, ilk İngiliz gazetesidir. Reklam tarihçisi Henry Sampson 1650’de ilk gazete ilanlarına rastladığını söyler bu Several Proceedings’in Parliament gazetesinde çıkan ve çalınmış 12 atın geri getirilmesi halinde mükafat vaadeden bir ilandır.

Başka bir tarihçi olan Frank Presbery ise ilk ilanın Mercurius Britannicus’da 1625’de çıkan bir kitap reklamı oldugunu ileri sürmekledir. Her halükarda 17.yüzyılın, yeni bir medya olan basının doğuşu ile modern reklamcılığa ilk adımın atıldığı devir olduğu söylenebilir. Bilinen gazete ilanı 1525 de Almanya’da neşredilen bir ilaç reklamıdır. Bundan tam bir asır sonra 1625 de Londra Gazetelerinde de ilanlara rastlanmaya başlanır ki 1650’de Londra gazeteleri çay, kahve, çikolata ilanlarıyla dolup taşıyordu,

Çok ileri bir görüşle reklam yaptıracak müşterinin reklamlarının bir ajans tarafından yönetilmesi düşüncesi ilk kez 1588’de Fransız düşü­nürü Montaigne tarafından şöyle ortaya atılmıştır: “Biri­sinin satılık incileri varsa, bir hizmetçi veya Paris’e seyahat için müracaat edeceği bir büroya ihtiyaç vardır.” Bu, günümüzün reklam ajansına ilk referans olarak alınabilecek bir tanımlamadır.

Reklamcılığın öncülerinden Joseph Addison, 1710 yılında Tatlere’e yazdığı bir mektupla, reklamcılık anlayışını şöyle açıklıyor: “Reklam yazarlığı denen büyük sanat okuyucuyu avlamak için keşfedilmiş en uygun metottur, Bu sanat olmasaydı bir çok güzel şey görünemez, kaybolurdu.”

Tatler, hükümetteki işinden ayrılınca Addison ve Richard Steele île Spectator gazetesinde birleştiler. Yayınları arasında çay, kahve, çi­kolata kitap, ev eşyası, mezat ve buluşma reklamları yer alıyordu. 1710 da Spectator’da bir diş macunu söyle tanıtılıyor.

“Dişleri temizleyen bu eşsiz toz. İngiltere’de asiller ve kibarlar arasında büyük memnuniyet uyandıracaktır.”

Montague dükü, halkın reklam vasıtasıyle herşeye inandırabileceğini savunan İngiliz asillerinden biridir. Dük, arkadaşı Lord Chesterfield ile bu konuda bahse tutuşur. “Tiyatroda bir adam. Yalnız bastonu ile bir or­kestranın çalabileceği bir parça çalacak ve alelade bir şarap şişesine girerek şarkı söyleye­cektir.” şeklinde bir ilan ile halkı kandırabileceğini iddia eder. Lord Chesterfield tam tersini düşünmektedir. 1849 da bu ilan birkaç Londra gazetesinde yayınlandı. Montague dükü haklı çıkmıştı, bina kalabalıktan sıkıştı, hayal kırıklığına uğrayıp bu şakadan hoşlanmayan halk tiyatroyu yerle bir etti.

Aynı yıllarda Amerika’da bir reklamcı faaliyetteydi: Paratoneri icad eden ve fizik tarihine adını yazdıran Benjamin Franklin, reklamcılık ve halkla ilişkilerde gerekli bütün özelliklere yaradılıştan sahip bir kişiydi. 1729 da Pennsylvania Gazette’in ilk sayısında baş makalenin üstünde ilk sabun ilanını yerleştirmiştir.

1864’de bir biografist, Franklin için şunları yazmaktadır; “Franklin reklamcılığın ana prensiplerini vaazeden, ilancılığı bir lokomotif olarak kullanan adamdır. Biz şimdi onun sistemlerim kullanıyoruz.”

Franklin iyi bir yayıncı, iyi bir satıcı ve iyi bir reklamcı olmasının yanı sıra iyi bir reklam yazarıdır da. İşte ondan bir örnek:

“Soğuk havalar insanı tedirgin etmesinin yanı sıra tehlikeli sonuçlar da doğurabilir. Bilhassa bütün gün evde oturan kadınlar, üşütüp nezle, grip gibi hastalıklara sık sık yakalanarak genç yaşta çökerler. Özellikle Kuzey kolonilerinde çok yaygın olan bu duruma mani olmak için Pennsylvania şöminelerini kullanın.”

Bu örnekte görüldüğü gibi Franklin, günümüzün usta reklam yazarları gibi direkt olarak malın değil, dolaylı olarak, sıhhat ve konfor temasını işlemek yoluyla, fonksiyonun reklamını yapmaktadır.

18. Asrın İngiltere ‘sinde reklamcılık ağırbaşlı kişilerin gözüne batmaya başlar.

Dr, Samuel Johnson 1759’da Idler’de: “Reklamlar bir hayli çoğaldı. Vaadlerin ih­tişamı ve belagatli sözler karşısında dikkatli olmak gerekiyor.” Diyor ve şunu da itiraf ediyor:

“Reklamcılık mesleği artık mükemmelliğe yaklaşmıştır. Herhangi bir ıslahata lüzum yoktur.” Dr. Johnson reklamcılığın kudreti sayesinde çok aptal ve çok zeki iki adamın aynı kabiliyette gösterilebileceğini söylemektedir.

1788 de , John Walter, hala muteber bir gazete olan London Times’i yayınlamaya başlarken. Şu prensibi benimsemişti: “Gazete bir hana benzer. Aynen bir han gibi, ahlak ve kanuna” mugayir olmamak ve parasını ödemek şartı ile herkese kapıları açık olmalıdır.”

Bu prensibi sayesinde büyük reklam gelirine sahip oldu. Eski bir İrlanda’lı muharip ve koyu bir İngiliz aleyhtarı olan Mathew Carey, Dublin de yayınladığı Volunteers Journal gazetesinde 1784’de, reklamcılara şöyle seslenmektedir:

“Lütfen bugünkü geniş yayın imkanları ile yüksek okuma ve kültür seviyesiyle mütenasip reklam fikirleri kullanınız.”

Amerika’lı Faul Revere meslek olarak hakkaklık, gümüş, altın ve takma diş imalatının yanı sıra bunların tanıtımını da yapardı. 1768 de yayınladığı bir ilanın metni şöyle:

“Talihsiz bir kaza sonucu ön dişlerinizi kaybederek büyük zarara uğrayabilirsiniz. Üzülmeyin takma diş kullanın ve bizim yaptığımız dişlerin ne kadar kullanışlı ve tabii görünüşlü olduğunu kullananlardan sorun.”

Başkan George Washington’da reklama inanmış ve kullanmıştı. 1789’da topraklarına yerleşmek üzere göçmenleri davet eden reklamlar kullanmıştı.

Benjamin H. Day. İlk defa çocuklar vasıtasıyla gazete satmayı deneyen ve 1833 de muhtemel müracaatları karşılamak üzere devamlı bir reklam müşaviri tutan ilk gazete sahibidir.

Kabiliyetli kişilerin şahsi çabalarıyla ilerleyen reklamcılık 1841 de ilk reklam ajansının kurulması ile daha bilinçli, planlı bir devreye girdi. 1841’de PHILADELPHIA’da kendi adına ilk reklam ajansını kuran Volney B.Palmer, reklamcıyı şöyle tanımlıyor:

“Reklamcı, tanıdığınız herkesin üstünde hikaye anlatma gücüne sahip, mücevherlerle kaplı tarlalarda, elinde altın bir asa ile köy köy dolaşıp sipariş toplayan, özel kabiliyetleri ve kendine müthiş güveni olan bir adamdır.”

Palmer; 1845’de BOSTON. 1849’da NEWYORK’ta 2 şube açtı. Gazetelerden % 25 komisyon alıyor, ayrıca müşteriden ne koparsa kar sayıyordu.

NEW HAMPSHIRE’li bir çiftçi çocuğu olan George P.Rowell 19. Asrın ortalarında önemli reklam ajanslarından birini kurmuştur. Rowell’in ajansı. Palmer’in aksine yalnız basın değil, birçok sahalarda reklam faaliyetinde bulunuyordu. Medyalardaki reklam yerlerinin tamamını toptan kiralıyor, sonra bölerek yüksek fiyatla reklam yapacaklara satıyordu. Bu işteki başarısını gören birçok reklamcı bu rolü taklit ettiler. Tarihçiler ilk Amerikan Reklamcılarının, ekonomi piyasasında önemli ve hayati rol oynadığına hak vermektedirler. Tarihçi Ralph Hower. 1841-69 yılları arasındaki reklam ajanslarının faaliyetlerini şöyle özetlemektedir:

“Reklam ajanslarının mevcudiyeti, reklamverenler ve yayıncıların budalalığı sonucudur… Ajanslar, bu sağlam ekonomik kuruluşların sırtından kazanç sağlamaktadırlar. Ancak şunu da inkar etmemelidir ki ajanslar mal ve medyaların satışlarını büyük çapta kolaylaştırarak pazarlamanın gelişmesi ve ucuzluğun yayılmasına hizmet etmişlerdir.

Fransız ihtilalinden sonra is hayatında da büyük gelişmeler oldu. Teknik gelişmeler el işçiliğinden makine çağına geçişi sağladı, dolayısıyla bu önüne geçilmez gelişme sonucu, pazarlama ve reklamcılıkta büyük tatbikat sahaları açıldı,

Phineas Taylor Barnum, bu devrede yetişen büyük reklamcılardan biridir. En ilginç reklamlardan biri Joice Heth adlı bir kadınla ilgilidir. Meşhur Barnum sirkinde rol alan bu kadın sözde George Washington’un dadısıdır ve 1835’de 161 yaşındadır. Dişsiz ve kördü olan kadın… “Onu ben büyüttüm” demesini öğrenmişti. Barnum Nem York’un her tarafını el ilanları, duvar afişleri ile donattı, gazeteleri hikayelerle doldurdu. Kadın ölüp muazzam bir cenaze töreni ile kaldırılana kadar bu iş devam etti. Ancak otopsi sonucu kadının 80 yaşlarında olduğu anlaşıldı. Barnum buna karşı yayınladığı bir seri makale ile aslında kadının inancı ve imanı sayesinde sahip olduğu sağlam bünyesi nedeniyle böyle göründüğünü savunarak reklamına devam eti.

Barnum. Enteresan buluşlarla halkı defalarca aldattı. Bu durum Federal Trade Commission tarafından endişe ile karşılanıyor, bazı kişiler Barnum’un bu son moda usullerinden hoşlanmıyordu.

James Gordon Bennett halkı reklamları takip için gazete okumaya alıştıran ilk gazetecidir. Bennett bugün de kullanılan sınıflandırılmıs reklam tarzını uyguluyor, her konu için ayrı bir kolon ayırıyor ve reklamlar ait olduğu konuya ait kolonun dışına çıkmıyordu.

Fransız ihtilali sonrasında Aristokrasi yıkılmış, orta sınıf duruma hakim olmuştur. Tenkitçi Norman Foerster bu dönemi şöyle tanımlamaktadır:

“Yeni kralların saltanat asaları makinelerdir”

Bunun sonucu doğan büyük endüstri ve dolayısıyla geniş tüketici kitleleri ihtiyacı 1880’den sonra fabrika reklamlarının yaygınlaşmasını sağladı.

1575 – 1905 arası, reklamcılığın en süratli gelişme gösterdiği dönemlerden biridir. Bu dönem ulusal düzeyde pazarlama devridir, bu devir büyük şehirlerin doğduğu, demiryolunun Amerika’yı baştan başa sardığı dönemdir,

özetle bu devir “Bırakınız yapsın” devridir.

1840’da 200 bin nüfusu olan New York 1870’de 1.5 milyona. 1905’de 3,5 milyona çıkmış. Chicago, Pittsburg. Cleveland. Kansas ne Omaha bu devirde büyük şehir hüviyetine bürünmüştür.

Böylece Endüstri; şehirlilerin yaşantılarım kolaylaştırma amacına yönelmiş, kesif tüketici kitleleri doğmuştur.

Amerika’da basın ilancılığı biraz geç başladı ama baş döndürücü bir süratle ilerledi; 24 Nisan 1704 de Boston News Letter gazetesinde ilk ilanın çıkmasından sonra, 1820 de Amerika’da 532 gazete 9.635,000 Amerikalıya hitabediyordu.

Bir Amerikan gazetesinde çıkan ilk tam sayfa reklamın 1878’in Aralık ayında John Wannamaker tarafından Philadeiphia Record’a verildiği söylenir; ne var ki bu ayrıcalığa San Francisco’daki White House da sahip çıkmaktadır. “Modern Reklamcılığın Babası” olarak tanınan John Wannamaker’m, 1874’da bir reklamın yayın hakkını alan ilk büyük mağaza sahibi olduğu kesindir. Tüccarlar prensinin, bulduğu reklam fikirlerini başka mağazaların çalmasını engellemek amacıyla almak zorunda kaldığı bir önlemdi bu.

Erken dönem reklamları çoğu zaman abartılıydı; gazetelerde ve dergilerde yayınlanan birkaç nükteli reklamı öne çıkarmak için pek çok şamatalı şeyler yayımlanıyordu. Örneğin Philadeiphia Sunday Gazette, 1877’de büyük Wannamaker mağazasını alaya alan bir yapmacık reklamlar dizisi yayımlamıştı.

Wanamaker  Reklam için şöyle der:

“Bu sanıldığı gibi haince bir oyun veya

anormal bir hareket değil sadece itici bir kuvvettir.

Artemus Ward iyi bir yazar ve felsefecidir. 1900’de Sapolio sabunları için meşhur “Lekesiz Şehir” kampanyasını uygulamıştır. Reklam metni açık, ayrıntılı ve esprili idi. Calkins ve Holden, bunun ilk başarılı çıngıl olduğunu söylerler

“O lepiska saçlı ünlü bir hizmetçidir.

Lekesiz şehrin döşemelerini temizler,

İşini bitirdikten sonra bir değil, iki gözlük bile taksanız,

Tek leke bulamazsınız.

İşi yavaş da değildir

Çünkü Sapolio kullanır,”

Bir başka temizleyici Phoebe Snow hakkında. Earnest Elmo Calkıns, Lackawanna demiryolları için bir seri reklam yapmış. O da şöyle:

Buffalo’ya deyin ki

Sabahtan okşama kadar Antrasit yollarında seyahat ettiğim halde

Phoebe Snow sayesinde Eldivenim temiz kaldı

1905’de Calkins. Gilette traş bıçakları için ulusal düzeyde bir kampanya düzenledi, Prof P.D.Converse’e yazdığı bir mektupta Calkins çalışmalarını şöyle özetliyor: “Bütün safhalar açıklanmıştır. Grafik çalışmalarla resimlendirilmiş, istatistikler, gazete ve mecmualar için eskizler, ticari yayınlar, afişler, dekaller. Broşürler ve eğitim planları hazırlanmıştır.”

Londra’da 1812 de ilk reklam acentesinin kurulmasından sonra 1841’de Philadelphia’da Volney B.Palmer, ilk Amerikan reklam acentesini kurdu ve 4 yıl sonra Boston ve New York’da iki şube açtı.

1870’lerde Amerika’da çeşitli reklam ajansları faaliyetteydi. 1883 de aylık Ladies Home Journal ile dergi reklamcılığı da başladı. 1890 da bankaların kesif bir kampanyaya girişmesi reklam ajanslarını teşkilatlanmaya zorladı.

Bir İngiliz icadı olan bisikletin Amerika’ya girişi yeni bir saha doğurdu. 189I de Richard W. Sears. “mail-order” sistemiyle 100 milyon dolarlık bisiklet satışlarından en büyük hisseyi elde etti. 1892’de Kanada’da Mc.Kim ilk reklam şirketini kurdu.

1911 de Amerikan basının sekizde birini otomobil reklamları işgal ediyordu…

1880 de 200 milyon dolar tutan basın ilanına mukabil 1911 de 1 milyarlık reklam yapılmış. Bu tarihten itibaren baş döndürücü süratle artan reklam bütçeleri sadece basın sahasında 1946’da 3, 1950’de 5, 1960’da 11,6, 1963’de 13,2 milyar dolara erişiyor.

Reklamcılık uzmanı Julian Lois Watkins’in The World’s 100 Greatest Advertise-ment/Dünyanın En Büyük 100 Reklamı için seçtiği dört büyük mağaza reklamının ikisi Macy’s reklamlarıydı. Bunların en ünlüsü, 1948 Noel’inde, “Ah, Sevgilim bunu almalıydın!” diyen ve Macy mağazasından alınmış Noel armağanım açtıktan sonra kocasını öpen bir kadını gösteriyordu. Watkins Macy’s mağazasında çalışan Barbara Coliyer tarafından yazılan bu reklamın, reklam çıkmadan önce ve çıktıktan sonra, müşterilerden çok sayıda mektup, telefon ve kişisel ziyaret almalarına yol açtığı belirtiliyor. Bloomingdale’s, Lane Bryand, Rich’s, Penny’s ve daha pek çok mağaza dikkate değecek ölçüde erken bir zamanda çeşitli reklamlar düşünüp geliştirdiler; Bu arada Penny’s mağazasının “Penny Düşüncesi”* bunlar arasında belki de en ünlü olanıydı. Lyman Bloomingdale, zekasıyla, New York’taki perakende satış mağazalarının başlattığı ilk ve en büyük kampanyasını oluşturdu.

Lyman Bloomingdale yüzyılın başında, bütün trenlerin ve troleybüslerin üstünü şu sloganla kaplattırdı;

“Bütün vagonlar Bloomingdales’e aktarma yapacaklar!”;

1902’de, bu sloganı görsel olarak yaygınlaştırmak üzere “The Yellow Kid” ile “Buster Brown” adlı resimli öykülerin babası olan Richard F. Outcault, tutuldu. Bunun sonucunda, duvarlarda ve kentin her köşesinde açılan şemsiyelerin oluşturduğu tasarım ortaya çıktı.

1900 ile 1920 yılları arası sermayenin konsantrasyonu sürecinde Birleşik Devletler’de beliren tekelci eğilim ve giderek artan işyeri kapanmaları, reklamın gücünü yadsıyanlar için büyük bir gerçeği ifade etmektedir. Özellikle, 1903 yılından sonraki dönem, pazarlama açısından reklamcılık literatürünün hızlı geliştiği bir zaman dilimi olmuştu.

Bu süreç içersinde ders kitapları ikiye ayrılmıştır. İşadamlarına, uygulamada yararlanabilmeleri için hazırlanan reklamcılık kitapları, ders malzemesi olarak kullanılmamıştır. Reklamcılığı bir bütün olarak ele alan kitaplarda; reklam metninin hazırlanması, düzenlenmesi, reklam kampanyası, ekonomi ve psikoloji gibi konulara yer verilmişti.

Reklamcılık konusunda yazılan ilk eserlere örnek olarak; Walter D. Scott, The Theory of Advertising ve The Psychology of Adverti­sing, Small Maynard Co. Boston, 1903 ve 1908 verile­bilir. Reklamcılığın işletmecilikle ilişkisini ilk kuran yazar ise Paul T. Cherington olmuştu. Cherington; mal ve hizmetlerin dağıtımında reklamın oynadığı rol ile ilgili üç faktör tanımlamıştı. Bunlar; mallar, tüketiciler ve bunları birbirine bağlayan araçlardı. Cherington; dağıtımı, kanallarında bir işletme tekniği olarak reklamın kullanımı savunmuştu.

Reklamcılığın birdenbire büyük bir ivme kazanmasında en etkili faktörlerden biri olan ilk ticari radyo istasyonu 1922’de WEAF adı ile kuruldu. 1924’te “N.W.Ayer and Son” firması EVEREADY saati adı altında ilk özel reklam programını hazırladı. (Bu konuya sonraki bölümlerde değinilecektir)

Ayer.11 gazetenin birden bütün reklam yerlerini satın alıp bunları müşterilerine kiralıyor, hangisinde ümit görürse ona ağırlık veriyordu. 1880-1895 arasında müşterileri için metin hazırlamaya başladı. Homer’e göre bu konuda hizmet eden ilk ajanstır. Bu yönleri ile N. W. Ayer & Son bugünkü tam hizmet reklam ajanslarının, öncüsü sayılabilir.

Chicago’nun kalburüstü kişilerinden Albert Lasker, konusu öncelikle reklam yazarlığı olan bir ajans kurdu, reklamcılık tarihinin en büyük iki yazarı sayılan John E. Kennedy île Claude C. Hopkins. Yardımcıları idi. Kendi beyanına göre bu işten 60 milyon dolara yakın para kazanmıştır. Hopkins başarısını halk üzerinde yaptığı etüdlere borçludur. Görüşüne göre “Halk satın almaktan hoşlanmakla ancak satın almak için ikna olacağı sebepler aramaktadır. ” Buna dayanan Hophins. “Taklit değil, hakiki ve özet ikna unsurları bulunması” fikrinin babasıdır. Lasker’in talimatı üzerine Hopkins. Schilitz biraları konusunda çalışmaya girişmeden, fabrikayı bastan aşağı dolaşıp imalatı tetkik etti. Bu arada şişelerin istimle temizlendiğini gördü. Aslında bu, o dönemde bütün gelişmiş ve ileri teknikle çalışılan bira fabrikalarında kullanılan bir yöntem olduğu halde Hopkins, Schiltz biraları için hazırlayacağı kampanyanın daya­nacağı platform olarak bu özelliği kullandı. Schiltz’in temizliği temasını işledi, bu amaçla şişelerin istimle temizlendiğini gösterdi: ancak bu konuda Schiltz’in tek fabrika olduğunu hiçbir zaman ileri sürmedi. Yine de rakipler aynı noktaya dikkati çekmekte tereddüt ettiler: zira taklitçi addedilmeleri en büyük kor­kuları idi. Ayrıca Hopkins ilk defa pazar araştırması yapanlardan biridir. Anketörlerini kapı kapı dolaştırıp şöyle konuşturuyordu: “Ajansımız Van Camp’s müessesesi için bir kampanya düzenlemektedir. Bize yardımcı olmak üzere, mamullerimizin özellikleri, pişiri­mi, sindirimi hakkındaki fikirlerinizle, geliştirilebilmesi hususunda öğütlerinizi öğrenmek istiyoruz.”

20. Yüzyılın ilk 20 yılında reklamcılık baş döndürücü hızla gelişmesine devam etti. Bu dönem tröstlerin kurulduğu ve bu büyük kuruluşlara yan gözle bakıldığı devirdir. 1900’ler yeni kuruluşlar ve o nisbette kapanış ve iflas yıllarıdır. Birçok kişi bu hayati hareketleri reklamcılığa bağlar. Bir arada bilhassa tıbbi ilanlar büyük hücumlara maruz kalıyordu.

Bu ilanlardan biri bütün hastalıkları kat’i su­rette tedavi ettiği savunulan bir ilaca aitti. Birçok yayın organı bu hareketli devirde bat­mamak için mecburen bu tür ilanları dahi kabul etmek zoruda kalıyordu.

Dikkatle incelenecek olursa gerçekten kapanma tehlikesiyle karşı karşıya kalan ya da kapanan işletmelerin büyük çoğunluğu, reklam olgusuna gerekli önemi vermeyen firmalardır. Reklamın öneminin yüzyılın başlarından itibaren kendini kriz dönemlerinde hissettirmesi reklam uygulamalarının ilk başladığı 1880’de ABD’de yayımlanan Tarım Dergisi’nin bir sayfasında reklamcılık konusunda okuyuculara hitap eden bir makalede: “Bu dergide yayımlanacak bütün reklamlar güvenilir şahıslara ait olacak” tır. Okuyucularımızın menfaati ile oynamak isteyenler, derginin sütunlarından yararlanamayacaklardır. Bilerek bu yola sapanların okuyucularımıza verecekleri zarar karşılanacaktır.” şeklinde bir hatırlatma yer almaktadır.

Bir taraftan pazardan pay alabilmek için reklama önem veren işletmeler diğer taraftan ise gelirlerinin o dönem için belirli bir bölümünü reklamdan karşılayan gazete ve dergiler, halkı, bir enformasyon ve iletişim bombardımanına tutmaya başlamışlardır.

1903’de Scripps Mc. Rae gazeteciler birliği, bir oto sansür uygulayarak, reklam metinlerinin dikkatle incelenmesi iddiası ile orlalığı iyice tahrik etti. Willard G.Bleyer’e göre bu nedenle bir yıl zarfında 500.000 dolarlık reklam reddedildi. Çok geçmeden Amerikan Birleşik Reklamcılar Derneği, Amerikan Reklamcılar Federasyonu’na dönüştü.

Reklamcıların yayım organı Printers’ınk de mücadeleye katıldı. Baştan çıkmış, aldatılmış reklamcıları ve asılsız taklit yayınları cezalandırmak için bir yasa hazırlamak üzere anketörlerini görevlendirdi ve bu çalışma sonucu meşhur Printers’ınk nizamnamesi hazırlandı.

1910 da meşhur bir dergi yayıncısı olan Cyrus Curtis, “Curtis Advertising ” ilaç ve alkollü içki reklamlarının kati surette yayınlamayacağını bildiriyordu.

Psikolog Walter Dill Scott, reklamcılığın akademik bir disipline alınmasını ilk savunanlardan biridir. 1903’de Theory Of Advertising adlı eserinde şöyle demektedir:

“Her önemli teşebbüsün teorik bir dayanağı olmalıdır. Ana prensiplerin dayanacağı mantı­ki bir reklamcılık tüzüğü oluşturulmasına reklamcıların dikkati çekilmelidir”

Tarım Dergisi örneğinde ilk kez gördüğümüz halkı yalan ve yanlış beyanlardan ko­ruma cabası, 1911 ‘de reklamcılık ahlakı konusunda çıkarılan bir yasaya kadar sürmüş, bu yasanın çıkarılmasıyla birlikte Amerikan Reklamcılar Demeği “Truth in Advertising – Reklamda Doğruluk” ilkesini benimsemiştir. Ekonomik alanda reklam, sanayileşme hareketi ile birlikte gelişmeye başlamıştır. Tüketici haklarını korumaya yönelik ilk göstergelerden biri olan bu ilandan sonra Milletlerararası Ticaret Odası’nın kendi kendine denetleme yoluyla uygu­lanacak, hukuka uygun ticari ahlak kurallarını getirmeyi amaçlayan tutumu doğrultusunda 1937’de yayımlanan, 1949, 1955, 1966’da tekrar gözden geçirilen bu ahlak yasası, sanayi ve ticaret çevrelerinin ve reklamla ilgili tarafların toplum ve tüketiciye karşı sorumluluklarının bilincinde olduklarının bir göstergesi olarak reklamcılığın tarihsel gelişim sürecinde yerini almıştır.

Bu alanda reklamı ortaya çıkaran makineleşme hareketi ve bunun doğal sonucu olarak da kitle üretimidir, denilebilir. Ancak bu dönemde yapılan reklamlar gerek teknik açıdan, gerekse mesaj ve stratejik çalışmalar yönünden detaylı ve profesyonelce hazırlanmadıkları için yeterince etkili değillerdi. 1920’ler ise, reklamcılığın büyük bir hızla gelişmeye başladığı yıllar oldu. Bu yıllarda pazarlama çalışmaları, satış ve reklamı da kapsayarak ön plana çıkmış, imalat kadar önem kazanmıştır. 1919’da 2,282 milyar olan toplam reklam harcamaları, 1929’da 3.426 milyar dolara ulaşmıştır.

Wood bu dönemi söyle anlatıyor:

“Birinci Dünya savaşı sonundan 1929 a kadar olan devri, büyük satış müesseselerin yıkıldığı, ifratlar, coşkunluklar, istihzalar, ulu­orta iyimserlikler, romantik üzüntüler çağıdır. Her şey yeni, heryer; eskidir. Bu çağ lüle lüle saçlı kızların çağıdır. Yepyeni kotralar ve hurda çöp mavunaları bir aradadır.”

Sloganların da reklam dünyasına girmesi ve ortama egemen olması bu döneme rastlar. Kuvvetli satıcı ve reklamcılar 1920’lerin en gözde kişileriydi. Çünkü her ikisi de kitlesel imalatın gerektirdiği kitlesel pazarlamada büyük gelişmeye yardımcı oluyorlardı. Bu devirde sloganlar reklamcılığa yerleşmeye başladı. Mezar taşına “Büroda pis kokulu nefeslerin babası yatıyor” diye yazılmasından korkan reklam yazarı Gerald B. Lambert en büyük süksesini Absorbine Jr. Mamulü için bulduğu “Atlet Ayaklan” sloganı ile yaptı, bu sayede milyonlarca şişe ürün satışı sağlandı.

İpana “inci dişler” sloganını kullanırken Pepsodent, Claude Hopkins’in buluşu olan “Dişlerde koruyucu film tabakası” sloganını uyguluyordu.

Bu arada otomobil üreticisi ve iyi bir reklamcı olan Edward S. Jordan kendi imal ettiği Jordan otomobilleri için The Saturday Evening Post’un 23.6.1923 tarihli sayısında bir reklam yayınlıyordu:

“Laramie’nin batısında bir yer” başlığı altında, direksiyonda bir kadın olan otomobil resmi yer alıyor ve ana metin şöyle başlıyordu;

“Laramie’nin batısında, parıldayan şimşeklerin çarpıştığı bir yerde,

sevimli midillisinin dizginlerine asılmış ve

vahşi duruşlu bir kızla ne konuştum,

biliyor musunuz?

1100 Poundluk bir çelik yığının üstünde gidişiyle harikulade bir görünüşü yardı”

diye devam ediyordu.

Bu direkt olarak özellik göstermekten ziyade hayali ve edebi metinlerle duygulara yönelen reklam biçimine iyi bir örnek teşkil etmekledir.

80’li yıllarda gördüğümüz “Cadillac’a binecekler” ibaresi de bu tarzın örneklerinden biri olarak gösterilebilir.

Jordan’in bu ilanı, yeni bir arabanın çıkışı ve lansmanına kadar büyük satışlar sağladı.

Bu. 1927 de orijinal bir kampanya ile sunulan Ford’un meşhur “A” modelidir.

Önce bir Teaser (Merak) kampanyası düzenlendi, bu ara da bazı dedikodular, esrarlı sızıntı haberler ve Henry Ford’un çekingen ve üstü örtülü beyanları yer alıyordu. Nihayet şu ilan patlatıldı.

“Yeni Ford’a dair mühim hadiseler,

Yeni Ford eşsiz bir desen ve renk güzelliğine sahiptir.

Yeni Ford her bakımdan yeni ve modern bir arabadır,

Fevkalede süratli ve kuvvetlidir.

Yeni Ford kolaylıkla saatte 55-60 mil yapabilmektedir.

Tecrübe sırasında 65 mil sürat yapmıştır”

Reklamcılık tarihindeki tarihindeki başarılı pazarlamacılar arasında Albert D.Lasker’in müşterisi American Tobacco’nun müdürü George Washington Hill’in adını vermek gerekir. Patronlarını, tatlı sevenler ve kadınları sigara içmeye teşvik amacını güden reklamlar yapmaya ikna ederek; 1931 yılında 19 milyon dolarlık bir reklam harcaması ile düşündüklerinin çok üstünde bir satış artışı sağladı. Advertisino Age’e göre sadece bu konu için Albert Lasker metin yazarına on bin dolar ödül vermiştir.

J.Walter Thompson’un ilk defa Lux’ sabunları reklamlarında sinema yıldızlarının tavsisiye ve tecrübelerini kullanmasının sık sık taklit edilen bir yol olduğu bugün bile görülmektedir.

20’li yılların reklamcılık açısından belki de en önemli olayı radyonun bir reklam aracı olarak yerini almasıdır. Matbaa makinesinin icadı geniş çapta basın ilancılığına nasıl yol açtıysa 1907 de Marconi’nin ilk radyo yayınını yapmasından itibaren radyoculuğun gelişimi de yepyeni bir reklam mecrasının doğuşuna sebep oldu. Öyle ki Amerika’da 1927 yılında 7 milyon radyo alıcısına karşılık 4 milyon dolarlık reklam yapılırken 1960 da 166,5 milyona çıkan alıcı adedine paralel 672 milyon dolarlık bir radyo reklam harcaması doğdu. Bu rakam 1963 de 779 milyon doları bulmuştu.

Başlangıçta sa­dece üründen bahseden basit mesajlardan ibaret spotlar kullanılıyordu. Bu sırada Printers Ink ve ticari sekreteri Herbert Hoover, radyonun bir reklam aracı olacağı fikrine karşıydılar. Halbuki kısa bir süre sonra radyo sayesinde büyük paralar kazanmaya başladılar.

Daha önce yukarıda da bahsettiğimiz gibi Reklamcılığın birdenbire büyük bir ivme kazanmasında en etkili faktörlerden biri olan ilk ticari radyo istasyonu 1922’de WEAF adı ile kuruldu. 1924’te “N.W.Ayer and Son” firması EVEREADY saati adı altında ilk özel reklam programını hazırladı. 1928 de radyolar reklam saatlerinden 10,5 milyon dolar kazanmışlardı. 1930 yılında ise Amerikan halkının yarısı radyo alıcısına sahipti.

Ancak 1930 yılı, beraberinde buhran ve ekonomik zorluklar getiriyordu. Bu dönem reklamcılar açısından da oldukça zor ve mücadele ile geçmiştir. Reklamcılar önceki dönemlere kıyasla çok daha sert ve gerçekliklerden uzak eleştirilere hedef olmuşlardır. Bunun sonucu olarak da tüketicilerde satışa karşı bir direnme meydana gelmiştir. Aynı yıllarda reklamcılık açısından olumlu bir gelişme olarak A.C. Nielsen, George Gallup, Arch Crossley ve Da-niel Starch gibi kişiler tarafından araştırma şirketlerinin kurulduğunu görmekteyiz. Bu şirketler halkın niçin herhangi bir markayı satın alıp diğerini almadığım, radyoların hangi saatlerde dinlendiğini, bazı ürünlerin satışlarının belirli dönemlerde neden arttığını ortaya çıkarmaya yönelik çeşitli araştırmalar yapmışlardır. Tüm bu olumsuz koşullar ve ikinci Dünya Savaşı’na karşın, 1940-1950’lerde reklamcılık inanılmaz bir hızla gelişmiştir.

İkinci Dünya Savaşının başlamasıyla Birinci Dünya Savaşı sonrasında olduğu gibi devlet ile rek­lamcılar bir kere daha elele verdiler. Harp Reklamcılığı Divanı, özel reklamcılar tarafından destekleniyor, halk servisi kampanyaları düzenlenip uygulanıyordu. Reklam Konseyi, harp bonoları satışında Maliye Bakanlığı (Hazine Dairesi) ile birlikte çalıştı. WAVES için gönüllü kadınların temininde, donanmaya yardım edildi. Öyle ki sonuçta başvuru sayısı tahminlerin çok üzerinde oldu.

Gönüllü hemşire temininde de Halk Sağlığı Servisi ile birlikle çalışıldı. Ordu için hazırlanan bir sloganda söyle deniliyordu:

“Silah ve teçhizatını iyi koru ki, o da seni korusun.”

Savaş sıralarında özel reklamcılık yine savaş temasını işlemeye devam ediyordu. Örneğin; New-York New Hawen & Hartford demiryolları şöyle bir metinle başlayan reklamlar yapıyordu:

“Saat 3.42 A. M. Bir askeri tren. Battaniyelerine sarılmış, ağır ağır soluyan insanlar… Bu alelade bir seyehat değildir. Onlar yarın açık denizlerde olacaklar ve belki de bir daha Amerika’yı göremeyecekler.”

Bütün direnmelere rağmen reklamcılık 1940 ve 1950’lerde geniş çapta gelişti. Bu orada televizyonun da yepyeni ve kuvvetli bir mecra olarak yayın hayatına girmesi reklamcılığın dev adımlarla ilerleyip bugünkü duruma gelmesinde en büyük etken oldu.

Özellikle televizyonun hem görsel hem işitsel özelliğe sahip bir araç olarak reklam dünyasının hizmetine girmesiyle birlikte, reklamcılık, dev adımlarla büyüyen bir sektör durumuna gelmiştir. Öyle ki 1950’de Amerika’daki 3 milyon alıcıya karşılık 210 milyon dolarlık reklam yapılırken 1960 da 528 istasyon ve 54 milyon alıcı. 1.5 milyarlık bir reklam harcamasına sebep oldu. 1963 de Televizyon reklamlarının 2 milyar doları aşması karşısında küçük gazeteler battı, büyük tirajlılar ise sar­sıntı geçirmeye başladı. Radyo tamamen üçüncü plana düşmüştü, Öyle ki Federal Haberleşme ve Ulaştırma Komisyonu Başkanı William Henry; “Televizyonda ilan ve reklamı frenleyiniz, yoksa bizim müdahalemiz gerekecek” demek zorunda kaldı.

1949 da Prinhters’ Ink’e göre 57.8 milyon dolara başlayan televizyon reklamları 1967’de üç milyon dolara erişmiştir, Amerika’da bu sıralarda her on eve bir renkli televizyon alıcısı düşmekte idi.

REKLAM HAKKINDA ANSİKLOPEDİK BİLGİ

Firmaların ürettikleri malı pazarlamak amacıyla dergi, gazete, duvar afişleri, radyo, televizyon, internet gibi araçları kullanarak yaptıkları kısa tanıtımlardır. Reklâmdan amaç bir ürünün çok satılmasını sağlamak olduğu için reklâmlar; doğru olmalı, müşteriyi yanıltmamalı, dikkat çekici olmalı, kısa fakat ilginç olmalıdır. Reklâmcılık, günümüzde pek çok bilim dallarından yararlanan ve geliri çok olan bir iş kolu hâlini almıştır.

Mal veya servis satışını arttırabilmek maksadıyle yayın araçları ile yapılan bir çeşit duyuru. Yayın araçları; elle dağıtılan kâğıtlar, gazete, dergi, radyo, televizyon, sinema olabilir. Reklâm, gazetede bir satır veya sayfanın tamâmını da kaplayabilir. Yirminci asırda bilhassa ABD’nin ticârî faaliyetleri reklâma bağlanmıştır. İstatistikî değerlere göre ABD’de senede 15 milyar doların üzerinde bir para reklâma harcanmaktadır. (Bkz. Propaganda)

Reklâm gâyesi ya ürünü tanıtmak veya firmayı tanıtmak şeklinde iki türdür. Reklâm yapılış şekline göre de iki türlüdür. Doğrudan faaliyet gerektiren reklâmlarda ürünün hemen satışı veya kupon karşılığı verilmesi gibi âcil işlem vardır. Dolaylı faaliyet gerektiren reklâmlarda ise, okuyucu veya seyirci üzerinde ürünün hayâliyle etki uyandırılır. Perakende satıcılar doğrudan faaliyetli reklâmı tercih ederken; îmâlâtçılar ve fabrikalar ise, dolaylı faaliyetli reklâmı tercih ederler.

Reklâmın ekonomiye faydası, ekonomide dinamizm ve genişlemeyi dâvet etmesidir. Reklâm aynı tür ürünleri çıkaran firmalar arasında rekâbeti de kamçılayacağı için ekonomiyi olumlu yönde etkiler. Birçok kişi reklâmın ürün fiyatını yükselteceğini zanneder. Halbuki fiyatı etkileyen iki ana faktör üretim mâliyeti ve pazarlama ile talepteki artma veya eksilmedir. Reklâm bu iki faktörü de desteklediği için fiyat da düşer. Reklâmın millî gelirle de bağlantısı vardır. Reklâm ekonomik kriz veya patlama yaptıracak kadar etkili olmamakla berâber, para darlığında firmalar daha kaliteli mal yapmak sûretiyle bunu reklâm konusu yaparlar. Netîce olarak satış da, mal kalitesi de artar. Reklâm, gazete, radyo ve televizyon gelirlerinin büyük bir kısmını teşkil eder.

Reklâm, firma tarafından reklâm işleriyle uğraşan ajanslara yaptırılır. Reklâm ajansları reklâm cinsini maksada en uygun olacak şekilde seçerler. Reklâm yapılırken ressamlar, matbaacılar, artistler, film şirketleri, araştırma kurumlarından da istifâde edilir. Reklâm faaliyetlerini yerine getirmek için çeşitli yayın organlarından faydalanılır. Bunlar, basın (günlük gazete ve dergiler), radyo, televizyon, sinama ve afişlerdir.

Reklâm programı, pazarlama programına göre hazırlanır. Reklâm hazırlayıcı veya reklâm ajanslarının reklâm kampanyasında tâkip edeceği bâzı önemli hususlar vardır. Reklâmı yapılacak malın önce kime, nerede pazarlanacağının incelenmesi gereklidir. Kişilerin bu mala isteği, bütün mala temâyül oranı, bu malın kişiyi psikolojik veya ihtiyaç yönünden tatmin etme özelliği, reklâmın yapılacağı ortamda kişilerin okuma ve dinleme ve seyretme miktarı en önemli inceleme konularıdır. Reklâmı yapılan malın iknâ edici, menfaat sağlayıcı olması lâzımdır. Meselâ çay reklâmı yapılırken, çayın sıhhate faydası, zihni açtığı da dikkate alınır. Reklâmın cinsi mala göre seçilir. Reklâmın ele aldığı konu, mal veya servis satmaktır.

Reklâm yapılırken dikkat edilecek diğer önemli bir husus da, yapılacak reklâmın süre ve miktarıdır. Mal satışlarını kademeli bir şekilde arttırmak için zaman zaman reklâm yapmak gerekir. Firma bir evvelki sene yapmış olduğu satışın, meselâ yüzde beşini o sene belli fasılalarla yapacağı reklâm harcamalarına ayırır.

Reklâm yapılırken istenilen husus okuyucu, dinleyici veya seyircinin en iyi bir şekilde dikkatini çekmektir. Reklâmda kısa fakat çekici cümleler, sözler, resimler esastır. Dekor, renkler, mizanpaj, televizyonda ses ve görüntü seçimi dikkati çekecek özellikte olmalıdır. Yazılı reklâmda başlık çok mühimdir. Zihinlerde yer etmesi için sesle, yazıyla ve görüntüyle reklâmı yapılan mal veya hizmet sık sık tekrar edilir.

Ekonomik ve ticârî olayların paralelinde reklâmcılık da günümüzdeki aşamaya gelmiştir. Basın reklâmları 16. asırda Almanya, 17. asırda da İngiltere’de başlamıştır. Ülkemizde ise, 19. asrın ortalarında rastlanır. Ülkemizde reklâmcılığın başlama ve gelişmesinde basın araçlarının önemli yeri vardır. 1945’lerde toplam gazete ve dergi baskısı 200.000 dolayındayken, bütün basının reklâmlardan sağladığı gelir 750.000 liraya yaklaşmıştı. Günümüzde günlük gazetelerin toplam baskısı 2,5 ilâ 3,5 milyon arasındadır. Reklâm geliriyse milyarlarla ifâde edilmektedir. Bu, bize reklâm harcamalarının önemli bir düzeyde olduğunu göstermektedir.

Batı Avrupa ülkelerinde 1950’lerde başlayan basın-televizyon rekâbeti ve reklâm payını arttırma mücâdelesi, ülkemizde 1972 yılında televizyonun reklâm kabul etmeye başlamasıyla yoğunluk kazanmış ve 1973 yılında basın organlarının televizyon reklâmlarına karşı çıkmalarına kadar varmıştır. Ancak, basının reklâm gelirinde mutlak bir düşme görülmediğinden, günümüzde bu mücâdelenin etkinliğini kaybetmeye başladığını söyleyebiliriz.

Ülkemizde ilk radyo istasyonu 1927 yılında hizmete girmiştir. Bunu 1938 yılında kurulan Ankara ve 1949’da kurulan İstanbul radyoları tâkip etmiştir. Radyoların reklâm kabul etmeye başlamaları ancak 27.1.1951 târih ve 3/12/402 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnâmesiyle mümkün olabilmiştir. Radyo reklâmcılığının asıl gelişimi, 1964 yılında TRT Kurumu oluşturulduktan sonra başlamıştır.

Gerçekten TRT döneminin ilk yıllarında radyo yayın sürelerinin hızla artması, güçlü vericilerin hizmete sokulması sonucu reklâma olan talep büyük oranda artmış ve bâzı basın reklâmlarının da radyoya kaymasına yol açmıştır. Dolayısıyla Türkiye Radyolarının toplam reklâm gelirlerinde büyük artışlar görülmüştür. Fakat televizyonun 1972’de reklâm almaya başlamasıyla birlikte, radyo ikinci plânda kalmış ve reklâm gelirleri giderek azalan oranlarda artış göstermiştir. İlk kez 1975’te bir önceki yılın düzeyinin de altına inmiştir.

Radyo reklâm gelirlerindeki azalmanın nedenleri; televizyonun reklâm yayınlarına başlaması ve özellikle radyoda akşam saatlerinde yayınlanan reklâmların televizyon yayın saatine rastlamasıdır. Ayrıca, hemen her yıl radyo reklâm ücretlerine televizyonla birlikte yüksek oranlarda zam yapılması da bunu etkilemektedir.

Ülkemizde televizyon, 1968 yılında TRTAnkara Televizyonunun deneme yayınlarıyla başlamıştır. Kısa sürede gelişerek günümüzde Türkiye’nin hemen her yöresinden rahatlıkla izlenebilen geniş bir yayın alanına kavuşmuştur.

1972 Mart ayından îtibâren reklâm araçları arasında yerini alan televizyon; aynı yıl reklâmlardan 35 milyon lira gelir sağlamıştır. 1978 yılında bu rakam 1.200 milyon liraya ulaşmıştır.

1990’dan îtibâren özel televizyon kanallarının da yayına başlamaları ile reklâm pastasından pay kapma yarışı hızlanmış, bunun neticesinde trilyonlarca lira reklâma harcanmıştır. Bunun yanında reklâmla ânında pazarlama yayınları da devreye girmiştir.

Televizyon, etkinliği oldukça yüksek bir reklâm iletişim aracıdır. Bunun sebepleri, televizyonun ülkemizde yeni bir araç olması, izleyicilerin ilgisini çekmesi ve dolayısıyla yayın alanının hızla genişlemesidir. Televizyonun bu özelliğinden dolayı, genel olarak 1970’lerden sonra reklâm gelirlerinde görülen artış sepeplerini şu şekilde sıralayabiliriz:

1. Okuma yazma oranının oldukça düşük ve okuma alışkanlığının çok az olduğu ülkemizde, kulak ve göze yönelen kitle iletişim araçlarında yayınlanan reklâmların etkinliğinin yüksek olacağı görüşünün reklâm veren firmalarca benimsenmesi.

2. Televizyona karşı halkın gösterdiği ilgiden dolayı, çeşitli yetersizlikleri olmasına rağmen reklâmların duyuruyu sağlamak yoluyla, tüketiciler üzerinde talep arttırıcı etki yapması ve özellikle dayanıksız tüketim malları bakımından bu etkilerini kısa sürede göstermesi.

3. Türkiye’deki enflasyonist ortam sebebiyle, reklâm târifelerinde yükselmeler olmasına rağmen, reklâmların artmaya devam etmesi.

4. Televizyon reklâmlarında gösteriş etkisinin yüksek olması sonucu, zaman zaman aynı malları üreten firmaların prestij yarışmasına girmeleridir.

REKLAMCILIĞIN GELECEĞİ

Reklam, 1960’lardan bu yana ilk yaratıcı devrimin tüberkülü. Ancak reklam sektörü geride bırakt

Yirmi ülke genelinde ajansların yaratıcı yönetmenler,planlamacılar, medya stratejistleri ve hesap yöneticileri Manhattan Lower East Side 100 yıllık eski bir kiralık bir katta dört ayak üzerine düştü . Her biri kendi kariyerleri hakkında en sefil korkular, geçim ve gelecek düşünürken, boş bir kağıt poster boyutunda kağıt aşağı bakıyordu. Bu endişe için bir neden var. Bunlar reklam iş, tüm sonra.

Chinatown kenarı hafif Bu üç katlı tuğla bina Hyper Adası, reklam sektöründe en çok imrenilen dijital yetenek üretmek için tanınan İsveç merkezli bir okul tarafından devir alınmıştır. Bu okul, Baltık Denizi üzerinde eski bir hapishane bulunan ve dijital pazarlama söz konusu olduğunda, öğrenciler hiçbir sınır olduğu öğretilir.

Geçen yaz, Hyper Island İsveçliler bu panik var, fırsat var tanıdı ve bu New York şubesi açıldı. Önce bu şehir yerel yerleşen birçok yabancının gibi, okul kendi vaatler ile geldi, 21. yüzyılda içine Madison Avenue sakinleri sürükleyin.Geri İsveç öğrenciler, “dijital yerliler”, bu yaşlı New Yorklular, sanayi dövme kaos dijital teknoloji ile ilgili sert çekirdekli daldırma üç gün için bir araya getirdik “dijital göçmenler”. “Dijital göçmenler yapacağını bir şey,” bir eğitmen açıklıyor, “Birisi bir e-posta aldım emin olmak için bir telefon araması yapmak.”

Yaş ortalaması – erkekler ve kadınlar çoğu: 38 – on yıldan fazla bir ajanslarında çalıştım. Böyle bir görev, bir varlık olarak kullanılabilir, ancak bu gün bir sorumluluk daha fazla. Hepsi kodlama artık metinler üzerinde Xbox ve Google içeren bir özgeçmiş BBDO veya Gri stints daha arzu edilir olduğunu değerli olduğunu iyi farkındayız.

Elbette tedavi biri, Step, bir sorun olduğunu kabul ediyor.Bu odada İsveç hamur işleri çöp Ikea tabloların bir çift, ilk atama olduğu söylendi “masaya [ni] dijital kokulu balık koymak.” Yani her istek sahibi katta biraz boşluk bulur ve o büyük boş bir sayfa kağıt çıkarıyor. Sonuç olarak, herkes bir şeyler yazıyor, ve birkaç dakika sonra, grup, bir daire içinde toplar güvenli bir alanı kendilerine güvensizliklerini sesli biri. Ilk kişi ayağa kalkar. “Ben sersemlemiş ve şaşkın, korku ve nefret içinde dolaşırken,” diyor. Başka bir “ben başarısız taşlaşmış bir kişi değilim.” Itiraf Tek tek bütün bir endüstri soğuk korkuları nefes: “Ben burada ayakta olduğumu hissediyorum ve gökten bırakarak bin beyzbol vardır ve hangilerinin yakalamak için bilmiyorum.” “Küresel bir kurum benim cushy iş bıraktı Aslında terk etmedi; itildi.” “Ben tür dijital dünyada gibi hissediyorum geniş açık kapalı bir dünya, ama içeri bile yeterince bilmiyoruz” “Bütün bu yaratıcı yönetmeni ve sanat yönetmeni ekibi parçalayarak ‘işbirliği, biz bir ekip olarak birlikte çalışacağız’ – Ben zor lanet bulmak.”

Bunu nasıl baktığınıza bağlı olarak, önümüzdeki 72 saat ortak bir hazing veya bugünün pazarlama kuralları hakkında bir astar ya. Yaratıcı ekipler, katılımcılara hitaben yaptığı konuşmada, artık daha fazla doğaçlamaya aktörler gibi davranmaya gerek hikaye yerine “katlı bina” – böylece gerçek zamanlı olarak öngörülemeyen bir kitleye cevap verebilir.Pazarlama aslında reklam yerine “kullanım vertising” – daha fazla ürün geliştirici gibi bir sanatçının daha düşünmek gerektiği anlamına gelir yararlı olması için ihtiyacı vardır.Kampanyaları bekleyen istemci sevk edilmeden önce mükemmel bir zamanlar parlak anthemic kavramlar, vaat ederken, dijital sürekli optimize, deneysel, artımlı – “daimi beta” – ve bugüne kadar asla bitmedi. “Dijital kadar lanet ve ajansları para kazanmak için inşa edilir şekilde, personel şeyler fiyat şeyler, eğitmen” diyor. “Siz DNA değiştirmek için, ve zor kararlar almak zorunda kalacaksınız.” Daha sonra, egoların gitmesine izin bütün bir ders var. Oturum sırasında, öğretim bu yeni kurallarını tamamen değiştirmek için belirli ve kısa süre sonra o novitiates hatırlatır.

DERGİLERDE REKLAM

Dünyada ve Türkiyede reklamcılığın ilk adımının ilanla başladığını biliyoruz. Dergi ve gazetelerde yayımlanmaya başlayan ilk duyurular şu anki reklamcılığın başlangıcıdır.

Basılı medyaların ikinci büyük grubunu dergiler oluşturur. Dergiler farklı merkezlerde basılır. çoğunlukla, milli çapta ya da belirli 1 meslek dalına dağıtımı yapılır. Dağıtım kanalları bazıları defa gazetelerle aynıdır Yayın frekansları 1 sene birlikte 1 hafta arasında değişebilir. Baskı kaliteleri gazetelere  nazaran daha iyidir. farklı sayfa boyudan bulunur. Sayfa sayıları çoğunlukla gazetelere nazaran daha fazladır. Çoğu sayfaları renkli basılır. Dergiler konulan açısından hayli çeşitlilik gösterirler ve çoğunlukla konulara detaylı ve derinlemesine mekan verilir. Bu özellikleri nedeni birlikte, okuyucu kitleleri gazetelere oranla daha belirgindir. Reklam ölçüsü birimi çoğunlukla sayfadır. bütün sayfa, 1/2 sayfa, 1/4 sayfa, 1/8 sayfa gibi ölçülerde reklam verme olanağı bulunur. Reklamlar dergilerin duyuru servisleri aracılığıyla kabul edilir. Ülkemizde hazırlama süresi ve baskı teknolojisinden ötürü, çoğunlukla reklam orijinalinin dergiye yayın tarihinden 1 hafta önce teslim edilmesi gerekir. Reklam medyası bi şekilde dergiler şu biçimde incelenebilir:

-Hedef kitle seçme olanağı: Dergi içeriklerinin belirli konularda ağırlıklı olması nedeniyle okuyucu kitlesi de hayli belirlidir. Bu unsur reklam medyası bi şekilde dergilere üstünlük sağlar.

-Mesaj nakliyat ve mesaja bağlılık: gazetelere oranla dergilerin baskı ve kağıt kaliteleri hayli iyidir. Bu yüzden özellikle renkli reklamlar, dergide daha iyi netice verir ve ileti istenilen etkiyi yaratabilir. Dergi reklamlarında en büyük mesele yoğun frekansla ileti iletmedeki kısıtlamadır.

-Çabukluk: Yayın periyotları nedeni birlikte, dergilerde aktüel konulara ağırlık veren reklamların mekan alması elverişli olmayabilir aktüel konulara bağlantılı bi şekilde hazırlanan 1 reklamın okuyucuya ulaşması hayli uzun vakit alır.

-Taşınan mesajın kalıcılığı ve etkisi: Dergiler okunma süreleri açısından hayli uzun ömürlüdür. Çeşitli yazılar, röportajlar ve araştırmaların mekan alması, eşdeğer derginin farklı kişilerce okunmasını sağlar. 1 dergi en azından yepyeni sayısı çıkıncaya kadar, geçerliliğini sürdürür. böylelikle dergide mekan alan reklamın göze çarpma olasılığı artar.

-Maliyet: Reklam birimi bi şekilde dergide sayfanın esas alındığına daha önce değinilmiştir. Reklama ödenecek karşılık de buna bağlantılı bi şekilde sayfa üzerinden belirlenir. Dergiler arası maliyet karşılaştırması da gazetelere eşdeğer bi şekilde aşağıdaki formüllere göre yapılır.

İlan ve reklam gazetenin ve derginin gıda kaynağıdır. İlan ve reklam alımına dikkat edilmediği takdirde yayın yöneticilerinin başı derde girebilir.

Gazete ve dergilerde, haber ve reklamın da birbirinden net çizgilerle ayrılması, haber formunda hazırlanmış duyuru ve reklamların 1 köşesinde Bu 1 ilandır notunun konulması basın ahlâkına elverişli olacaktır

ÇİZGİ ÜSTÜ, ÇİZGİ ALTI VE ON LİNE REKLAM

ORTAMLARI

Çizgi üstü reklamlar, televizyon ve radyo gibi görsel işitsel medyaya gazete, dergi gibi basılı medyaya atıfta bulunurken, sinema ve açık hava reklamları da reklamcılara çeşitli medya olanakları sunar.

Temel olarak basın, radyo, televizyon, açık hava ve sinema reklamlarını içeren

çizgi üstü reklamların dışında kalan komiyon ödenmeyen doğrudan postalama, sergiler, satış noktaları gibi çeşitli iletişim aracı çizgi altı reklam aracı olarak anılmaktadır.

Son yıllarda internetin reklam ortamı olarak artan öneminin ardından, bilgisayarın ev yaşamına girerek yaygınlaşması, iletişimde olağan üstü hız ve erişim sağlamıştır.

ON LİNE REKLAM ORTAMLARI

İnternet reklamlarına ayrılan milyar dolarlar on line reklamcılık bütçesi olarak değerlendirilmesi, internetin reklam ortamı olarak önemini göstermektedir.

İnternet reklamlarının en yaygın kullanım yöntemleri banner’ler, pop-up ve ticker’lardır.

Reklam sözlüğünde pankart, afiş olarak tanımlanan, bir internet yöntemi olarak Online billboard olarak adlandırabileceğimiz, bilgisayar ekranının üst kısmında beliren ve tıklandığında başka sitelere erişim sağlayan bannerların dikkat çekebilmesi ve ilgi uyandırabilmesi, yararlanılan animasyon teknikleri, anketler, kullanılan renkler, okunabilir yazı karakterleri, ses efektleri ile mümkün olabilmektedir.

REKLAM PLANI VE REKLAM MESAJI

Reklam yöneticisi ya da sorumlusu belirlenen spesifik amaçlara ulaşmak için yapacağı çalışmaları belirli 1 plan çerçevesinde yürütmelidir. Reklâm bu sorumlunun işi olup, 1 reklam ajansı kullanılsa da stratejileri saptama, reklâm programını onaylamaya ve değerlendirme onun görevidir. elverişli 1 planlama birlikte reklâm fırsatları araştırılmalı, reklâm yapılacak mı, yapılacaksa, nasıl yapılacaktır konusu incelenmelidir.

Reklâm yöneticisi reklâm planını hazırlarken işletme içi ve işletme dışı muhtelif faktörleri göz önünde tutarak, yapılacak faaliyetlerini uyumlu koordineli 1 biçimde düzenlenmesini sağlar. Zira muhtelif faaliyetlerin faal 1 koordinasyonu olmadan arzulanan amaçlara ulaşmak zorlaşır. Reklâm plan ve programında mekan alan faaliyetlerin hem birbirleriyle uyumu; hem diğer pazarlama ve tutundurma çabaları birlikte ve buna ilave olarak kapsamlı bi şekilde üretim ve finansman programları birlikte uyumu sağlanmalıdır.

Reklâm mesajına gelince, bu reklâmda mekan alan yazılı metin, fotoğraf ve şekillerin tüketiciye iletmek istediği veri, düşünce ya da haberdir. ileti geliştirme reklâmın yaratıcılık isteyen en zor taraflarından biridir. Esasen reklâm teknik 1 iştir.

Kimi araştırmacılar, tüketici ilgisini çekebilmek sebebiyle, formun değiştirilebileceğini, fakat netice veriyorsa, mesajın içeriğinin genellikle değiştirilmemesi gerektiğini ileri sürmektedirler. Mesajın içeriğinin genellikle değiştirilmesinin malın yitip gitmesine ve mal konusunda kuşkuların artmasına niçin olacağı belirtilmektedir. Öteki birtakım yazarlar ise, bütün önerinin, yani mesajın zamanla yıpranacağını, bu yüzden yeniliklere gerek olduğunu ileri sürmektedir.

Reklâm mesajının hazırlanmasında, çoğunlukla şu alanlarda sorunlarla karşılaşılır :

1.arasıra sanatsal 1 yapıt yaratmak arzusu, asıl amacı ikinci plana iter.

2.Ortaya çıkan reklâm eseri, sinema yarışmasında dereceye girebilir, fakat amaca hizmet

etmez.

3.Ajansla müşteri arasında paranın hep önde gitmesi, yararlı ürünlerin ortaya çıkmasını

engelleyebilir.

4.Reklâm, amatör 1 yaklaşımla yürütülemez. Profesyonel 1 iştir.

Dikkati çekilen okuyucu ya da dinleyicide 1 alaka yaratmak ve bunu sürdürmek gerekir ki bu da reklâmın dili ve havasının erek alınan kimselere elverişli düşmesine bağlıdır.

Reklâm mesajında bulunması gereken 1 takım unsurlar mevcuttur. Bunlar şöyle sıralanabilir :

1.ileti açık, akıcı, düzgün ve tüketicilerin günlük yaşantılarında kullandıkları dile elverişli

olmalı,

2.farklı ve entresan olmalı,

3.Kolayca anlaşılmalı ve hatırlanmalı,

4.İzleyicilerin tekrarlamaktan hoşnut olacakları kelime veya dizelerden oluşmalı,

5.Kendi içinde çelişkili olmamalı,

6.İşlenen mevzu ve kullanılan kelimeler iç açıcı olmalı,

7.Vadedici sözler içermemeli,

8.Korku yaratmamalı,

9.Mala uyumlu olmalı,

10. Reklâm ortamı birlikte uyumlu olmalı,

11. Alışkanlıklara, geleneklere, ahlaka ve inançlara ters olmamalı,

12. İnandırıcı olmalıdır.

Reklâm Mesajı Stratejileri

Reklâm mesajı yaratmada farklı stratejiler uygulanabilir. Bunları dört ana başlıkta toplamak mümkündür :

1.Erken Davranma Stratejisi : Rakip markalar arasında kritik farklılıklar yoksa, erken davranan işletmenin vereceği ileti geç kalanlara söylenecek söz bırakmayacaktır. Geç kalan işletmeler değişik sözler bulamayacaklarından ya taklitçi duruma düşecekler veya etken olamayacak mesajları kullanacaklardır. Sözgelimi, ay çiçek yağında önce davranan işetme kolestrolsüz hafif yağ mesajını kullanmış; ötekiler, değişik söz bulamadıklarından onu kopya etmişlerdir.

2.Satış Önerisi stratejisi : Bu strateji ürünün ayırt edici özelliklerini esas alan vurguyu bu esas özelliklere ve onların sağladıkları üstünlüklere yönelten 1 stratejidir. Bu stratejinin uygulanabilmesi sebebiyle, rakip markaların o özelliklere sahip olmamaları veya olamayacak durumda olmaları gerekir.

3.Marka İmajı Stratejisi : Bu strateji farklılıkların ve psikolojik faktörlerin üzerine durur. böylelikle, ürüne faklı 1 kimlik kazandırılmaya çalışılır. yepyeni neslin seçimi 1 kimliktir. Marlboro, sözünde duran erkek imajı için kovboyu kullanmıştır.

4.Konumlandırma Stratejisi : Bu stratejinin temeli, markayı tüketici belleğinde diğeri markalara nispetle daha yüksek 1 pazar konumuna ulaştırmaya dayanır. Markaların karşılaştırılmasını temel alır. Yaygın servis, yedek parçası var mı gibi iletiler bu stratejiye misal bi şekilde gösterilebilir.

Reklâmın en kuvvet yanlarından biri dilek uyandırma fonksiyonudur. Çoğu defa tek 1 reklâmla tüketicide satın alma arzusu uyandırılamadığından uzun süreli ve tekrarlamalı kampanyalara girişilir. Tüketicinin hem ekonomik hem de duygusal güdülerine hitap edilmeye çalışılır.

Reklâmın diğer 1 fonksiyonu ise potansiyel alıcıyı ya da tüketiciyi harekete geçirmek yani satın alma işlemine itmektir. Tutundurma konusunda kapsamlı bi şekilde bunları yerine getirebilmek sebebiyle, ileti, açık-seçik, inandırıcı, yol gösterici ve tüketicilerin özelliklerine ve olanaklarına elverişli çözümler önerici nitelikte olmalıdır.

TÜRK REKLAM SEKTÖRÜ

Sektörün  Tanımı

Reklam sektörü deyimi kuruluşlar bi şekilde reklam verenleri, reklam ajanslarını, reklam mecralarını ve reklamın üretiminde rol alan yapımcıları kapsamaktadır. Bu çerçevede reklam verenler perakende mal satıcılarından büyük üretici ve pazarlayıcı holdinglere kadar binlerce firmayı, reklam ajansları yüz kadar kurumlaşmış firmayı, yapım kuruluşları bi şekilde ta 30 kadar sinema yapım firmasını ifade etmektedir. sadece reklam sektörüne hizmet vermemeleri açısından burada ele alınmayan epey sayıda halkla ilişkiler, resim, araştırma ve bilgisayar şirketi birlikte matbaayı sektöre ile birlikte saymak doğru olmaz.

Sayılarla Büyüklüğü :

Reklam nakliyat potansiyeli bulunan medya kuruluşları bi şekilde 16sı milli, 15i bölgesel, 229u lokal ölçekte yayın yapan 260 televizyon kanalı (53ü kablolu), 30 milli, 108 bölgesel 1062 lokal yayın yapan 1200 radyo istasyonu, bütün ülkede dağıtımı yapılan 32 gazete ve 85 dergi sayılabilir.

Tüm bu kuruluşlar, ölçülebilir belli başlı mecralara ödenen yayın ücretleri bi şekilde, 1993te toplam 650-700 milyon dolarlık 1 reklam yatırımını (harcamasını) gerçekleştirmişlerdir. 1994te yaşanan kapsamlı ekonomik krizin etkisiyle bu sayı 375 milyon dolara düşmüş ise de, 1995 yılında 635 milyon Dolara, 1996da 770 milyon Dolara, 1997de 950 milyon Dolara yükselmiş, 1998de 930 milyon Dolar, 1999da 925 milyon Dolar dolayında gerçekleşmiştir.

Basın (dergiler dahil) % 31

Televizyon % 32

Radyo % 5

Açık hava % 6

Sinema % bir bi şekilde tahmin edilebilir.

Ana mecra yayın gelirlerinden ibaret olan yukarıdaki sayı, reklam sektörünün büyüklüğünü bütün bi şekilde göstermemektedir. Bu sayıya reklam yapım, basılı malzeme giderleri birlikte reklam ajansı komisyonları ve ölçülemeyen lokal medya gelirleri eklendiğinde sektörün hakikat büyüklüğü bir milyar 200 milyon Dolar bi şekilde hesaplanmaktadır. Reklam sektörü TL bi şekilde yaklaşık 525 trilyonluk 1 pazardır denilebilir.

REKLAM AJANSLARININ YAPISI

Sektördeki reklam ajanslarının yapısı incelendiğinde, 15 ve daha çok eleman çalıştıran; müşteri ilişkileri, yaratıcı ve medya bölümlerine sahip ve müşterilerine bütün mecralarda hizmet verebilecek şekilde örgütlenmiş ajans sayısının yüz dolayında olduğu söylenebilir.

Bunların 74ü Reklamcılar Derneği üyesidir. Bu aza ajanslardan sadece 2si 1960 yılından önce kurulmuştur. En kıdemlisinin kuruluş tarihi 1908dir. 50 tanesi 1980 yılından sonraları kurulmuştur. Reklam ajanslarında çalışanların toplamının 3000 dolayında olduğu tahmin edilmektedir.

REKLAM AJANSI HİZMET KAPSAMI

Reklam ajansları kontak stratejisinin hazırlanmasından başlayıp, yaratıcı çalışma, tasarım ve uygulanması ile birlikte olmak üzere entegre reklam hizmeti sunmaktadır. Büyük ölçüde bilgisayar kullanarak gerçekleştirdikleri çizge tasarım ve uygulamalarının yapıldığı çizge bölümlerini bünyelerinde bulundurmakta, resim ve sinema çekimleri birlikte multimedya hizmetlerini dışarıdan sağlamaktadır. Özellikle reklam filmi yönetimi birlikte reklam fotoğrafı alanlarında büyük çoğunluğu AB üyesi ülkelerin yönetmen ve resim sanatçıları Türkiyede sinema ve resim çekmektedir. Son yıllarda bu uygulama hayli yaygınlaşmıştır.

Reklamcılar Derneği üyesi olan 74 ajansın 13ü acayip 1 reklam ajansına pay devrederek ortak olmuş, 7si pay devretmeden böyle 1 ajansla işbirliği kurmuş durumdadır.

Ayrıca reklam ajanslarına medya planlama ve satın alma hizmeti veren 8 adet medya şirketi bulunur. tamamı AB ülkelerinde kullanılan medya izleme ölçüm verilerini kullanmaktadır. Bu ölçümler epey uluslu araştırma şirketlerinin kurdukları ortaklarca Türkiyede eşdeğer AB standardı birlikte üretilmektedir.

Dünyadaki globalleşme süreci birlikte ahenk içindeki Türkiyede reklamcılık, harcanan para bi şekilde değilse de, kalite bi şekilde epey süratli 1 gelişme göstermiştir. Sektörün yapısı geleneksel ölçülerden pazar ekonomisinin standartlarına doğru gelişme göstermiştir. Dış ticaretin serbestleşmesi, dünya markalarının Türk pazarına girmesine, üstelik üretim yatırımı yapmalarına niçin olmuştur. Bu gelişmenin yarattığı rekabet ortamı yerli üreticilerin 1 bölümünde reklamın gerekliliği konusunda 1 iman oluşmasına niçin olmuştur.

Aynı zamanda, sağlıklı medya planlama ihtiyacı medya verilerinin derlenmesi ve kullanımı gibi bilimsel yöntemleri getirmiştir. Şimdi reklamın etkinliğinin ölçülmesinde de modern yöntemlerin daha çok uygulandığı aşamaya gelinmiştir. Söz konusu gelişmeler reklam ajanslarının yapılanmalarında da eşdeğer neticeler yaratmıştır. Türk reklam ajansları epey uluslu reklam ajansları birlikte ortaklık ve işbirliği ilişkilerine girmişlerdir. Özetle; Türk reklam sektörünün AB ve Hizmet Ticareti kapsamlı Anlaşması (GATS) standartlarını benimseme ve uygulamada diğer birçok sektörün önünde olduğu söylenebilir.

Reklam ajanslarının epey uluslu şirketlerle kurduğu ortaklıklar, gerek ürettikleri reklam ürünleri gerek kurum bi şekilde yapılanma ve yönetim kural ve uygulamaları açısından da eşdeğer standartlara ulaştıkları söylenebilir. Bunun 1 farklı göstergesi de Türk reklam ajanslarının yaratıcılığının uluslararası yarışmalardaki başarısıdır. Reklamlarımız dünyaca ünlü belli başlı yarışmalarda ödüller, mansiyonlar almaktadır.

Son yılların en kritik gelişmesi reklamların denetlenmesidir. Gümrük Birliğine giriş sürecinde çıkarılan ahenk yasaları, reklamların devlet kurumlarınca denetlenmesine imkân yaratmıştır. Bunlar Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Reklam Kurulu birlikte RTÜK çeşit. Reklam ajansları, reklam verenler ve reklam mecrası kuruluşların ortaklaşa kurdukları Reklam Özdenetim Kurulu (RÖK) hiçbir hukuksal dayanağı olmadığı halde yanıltıcı reklamların önlenmesi konusunda başarılı çalışmalar yapmaktadır. bütünüyle mesleki etik anlayışı birlikte kurulan bu mekanizma, tarafların reklam kurumuna sahip çıkmaları ve uzun vadede, kamu denetiminin büyük ekonomik cezaları birlikte sağlanmak istenen dürüst reklamcılığı yerleştireceği beklenmektedir.

PROMOSYON, REKLAM MALZEMELERİ VE

PROMOSYON ÜRÜNLERİ

Promosyon ürünleri sektörü, promosyon ve reklam malzemeleri gibi geniş bir alana yayılmış olan endüstrinin önemli basamaklarından biridir. Hatta kolu bacağı olarak nitelendirmekte yerinde olacaktır.

Bilinirliği adeta perçinleyen üçüncü adım olarak niteleyenler de yok değil. Görsel ve yazılı basını takip eden promosyon sektörü, kurumsal logo, slogan vb. kimlik bilgilerini kullanıcı adayları ile buluşturmakta, doğru zaman ve doğru kitleye ulaşan promosyon ürünleri ise şaşırtıcı düzeyde geri dönüşlerin alınmasına vesile olmaktadır.

Özellikle amaca uygun seçilen promosyon ürünleri, hem kullanıcısını memnun etmekte, hem de reklam sahibine potansiyel müşteri kazandırma adımı olarak memnuniyet yaşatmaktadır. Abartılı olmayan ölçülerde tasarlanan baskılı promosyon ürünleri ise gündelik yaşamda gönül rahatlığı ile kullanılmakta ve yeni çehrelerce bilinirlik perçinlenmekte, yeni potansiyel müşteri adayları ile tanışmasını sağlamaktadır.

Şahsen satmaktan haz aldığım promosyon ürünlerinin başında sebebini bilmediğim bir şekilde “promosyon şapka” geliyor. Üretimini yönetmekten büyük haz alıyorum. Severek yapılan işte memnuniyet belirten müşteri takdirlerini beraberinde getiriyor. Firma olarak çok sayıda teşekkür aldığımızı belirtmeliyim.

Özellikle teknolojik cihazlara ilgisi büyük olan benim, favorisi olan bir diğer promosyon ürünü ise promosyon USB bellek. Bıçak sırtı öneme haiz olan teknolojik, yani elektronik cihazlar çok hassas olduklarından, fiyat rekabeti tanımaksızın “ömür boyu chip garantili” promosyon bellekler satmaktayım. Sözün özü şu ki; Promosyon ürünleri sadece yılbaşı döneminde emeklinin memurun eline çanta alıp yapabileceği bir iş değil. Yılların birikimi ve üretim portföyü ile sağlam yapılması gereken bir ciddi bir iş.

KAZANCI İKİYE KATLAMAK

Kazancı ikiye katlamak satış tirajı peşinde koşan birçok dergi ya da kitap kapaklarında yazdığı, ya da gelen spam maillerinde yazdığı gibi abartılı zenginlik maceralarını dinleyerek ya da birtakım sanal sihirli değnekler hazırlayıp veya bunlara para harcayıp sonra da hiç bir şey yapmadan oturup telefonların çalmasını beklemek olmamaktadır, olmayacaktır, bu kadar elektronik haberleşmenin içinde olan bizler için de artık olamayacağı aşikar anlaşılmıştır.

Günümüz şartlarında küçükten büyüğe her üretici, her tacir veya en basiti her işportacının derdi zaten dar olan pazar koşullarını nasıl iyileştiririm olmaktadır.

Koşulları iyileştirmek ise toplumun ilgi odaklarından ya da göz alışkanlıklarından farklı yöntemlerle dikkat çekerek pazarlanan ürünün sivriltilmesi ve kavram karmaşasından çıkartılmasıyla mümkün olmaktadır..

ÜRÜNÜ SİVRİLTMEK

Dikkat çekmek ülkemizdeki reklam kirliliğinde çok zor, ama hali hazırda mevcut reklam üretimleri hala dikkat çekmekten öte kişi ya da firmaları markalaşmaya bile götürmektedir. Yani sivriltebilmekteyiz.

Bunun için öncelikle bütçeye uygun tanıtım yöntemini veya yöntemlerini bulmak gerekir.  Bu yöntemler öncelikle her ne kadar klasikte olsa bir tabela sahibi olmak, daha sonra el ilanı bastırıp güvenilir bir ekibe dağıttırmak, arkasından da uygun bir broşürle firma ziyaretlerine gitmek olarak sıralanabilir. Bu oluşum tamamlanıp firma yetkilisi imajı, dekorasyonu, kataloğu, inserti ve kendisini hazır hissettiği anda fuar ziyaretlerine gitmek en hızlı ve geçerli çözüm. Ama bunun için birebir görüşmeye ve bilgi birikimine sahip olmak sorulan her soruyu cevaplayabilecek kadar yaptığımız işe hakim olmalıyız.

REKLAM PANOLARI: DÖNER REKLAM

PANOLARI VE ÖNEMİ

Reklam panoları seçiminde hareketliliği sağlamak dikkat çekiciliği sağlamak demekse en güzeli döner reklam panolardır. Ama sadece dikkat çekmek değil daha çok reklam alıp daha çok reklam satmak ise yine döner reklam panoları LED’li grafik ekranlardan sonra düşük bütçeler için en doğru tercih.

Reklam panosu kullanmak tüm tanıtımlarda vazgeçilmez maddelerin başındadır. Ancak yeni jenerasyon panolarda tek reklamın aynı ekranda çürüyene kadar kalmaması sürekli değişken olması izleyiciye yeni fikirler verip tanıtımlar yapması daha fazla tercih edilmektedir.

Aslında bu özelliğin bilinmediği çevrelerde de bu yeni yöntem tercihte edilmelidir.

Tamamen elektromekanik sistemlerle donatılan klasik reklam panolarının hareketli hale getirilmesi kişisel veya firma cephe reklamlarının yanı sıra toplu reklam yayını ve satışını da etkili ve kullanılır hale getirmiştir.

Bu reklam panolarına birden fazla reklam alınabilmekte dolayısı ile yine bu adetlerde reklamlar satılabilmektedir.

DÖNER REKLAM PANO KALİTELERİ

Panolarda tercih sebebi elektronik ve mekanik aksamın garantili, yalıtımlı ve emniyetli üretilmiş olması olmalıdır. Zira çevresine gerek elektrik gerilimi gerekse mekanik ve kırılganlık sebebiyle tazmin edilmesi zor hasarlar vermemesi önemlidir.

Kısacası bu tür imalatlarda tecrübesi ile yaptığı işin arkasında durabilen firmalar tercih edilmeli ve üretim sonrası da kalitenin devamı beklenmelidir.

PANOLARIN GETİRİSİ

Bu reklam panoları hazırlanıp işlek köşe ve cephelere konulduğunda hareketli olmasının da çektiği ilgi ile beraber ışıklı olması da bütün dikkatleri üzerine toplamaktadır. Bu ilgi beraberin de talepleri, reklam ve ürün satışlarını getirdiği gibi sürekli bir gelir sebebi olarak ta çöpe atılmayan bir yatırımdır. Amaç bu reklam panolarının en ücra kent köşelerinde kullanılması ve halkın bu panoları incelemesi için dikkat çekici tüm özelliklerinden faydalanmasını sağlamak olduğu sürece, panoları aslında az yer kaplayan bir dükkan gibi bile düşünebiliriz.

REKLAM MESAJLARI DOĞRU YER VE ZAMANDA

İLETİLMELİDİR

Pano imalat maliyetleri, ürünün kullanılacağı mekana göre, üretim de kullanılan malzeme kalitesi seçimine göre değişmektedir. Burada kalite tercihi müşteriye bırakılmaması gereken zaruri bir imalat mecburiyetidir. Zira maliyetleri düşürmek için çekilen kalite çıtası ürün kullanılmaya başladıktan sonra hasıl olan aksilikler ve arızalarla yapılan hatayı acı acı tecrübe ettirmektedir.

Tüm bu sebeplerle imalatçı tercihinde üreticinin sayısız tecrübelerinden faydalanmak en doğru olandır. Hatta mümkünse sergilenecek görsellerde de yine gelen tepkileri en doğru ölçen, bu işle en çok uğraşan, olduğu için görsel tasarımda da dikkat çekicilik yine ancak tecrübe ile sağlanmaktadır. En iyisi doğru üreticiyi bulup dile benden ne dilersen dedirtmek olmalı…

REKLAM ÜRÜNLERİ KULLANIMI, REKLAM

PANOLARINDA GÜNCELLİK

Reklam panoları kurumsal belirginlik sağlamak için ikna edici – göz alıcı özelliklerde olmalıdır. Ayrıca bu panoların sezona veya mevsime göre yenilenmesi de önemlidir. Ülkemizde hala reklam kirliliği sorun haline getirilmemişken bence firmalar iyi tanınmak için her türlü reklam yöntemini denemeliler. Panolarda neon kullanımı kadar paslanmaz çelik, LED ve kayar yazıda kullanılmalıdır. İç mekanda veya büyük cephelerde güncel dijital baskılar eksik olmamalıdır. Unutmayalım reklam kirliliği henüz bir sorun değilken fırsatı değerlendirerek görsel showlar yapmalıyız. Çok yakında yasaklarla ve pahalı reklam alanı kiralarıyla boğuşacağız.

REKLAM, MARKANIN EN ÖNEMLİ SİLAHIDIR

Memleketin yeniden yapılanan ekonomi geleceğine paralel, irili ufaklı tüm firmaların reklamda da bütçelerini yapılandırmaları artık kaçınılmaz bir gerçektir.

Bu bütçeler hesaplanırken sezonluk işlerde mevsimlere veya sezonlara göre planlama yapılmalı, dönemsel işlerde döneme uyumlu yenilemeler yapılmalıdır. Örneğin kışın paslanmaz çelik harfler daha güçlü ve dikkat çekici ise, aynı yerde yazın neon harflerin kullanılmasını bütçe çerçevesine almak çok yararlı olmaktadır. Buna paralel mağaza vitrini veya showroom tarzı sergi alanlarının yanı sıra işyerinin içinde de yine konuyu anlatan can alıcı dijital baskılarda ziyaretçilere fikir vermelidir.

Aynı felsefede firmaların araçları da sezona veya mevsime göre kaplanmalı ve hep yenilik yapılmasını izleyici gündemine oturtarak sağlam imaj sürekli tazelenmelidir.

Yabancı firmaların bunu sık sık yapmakta ancak yerli firmaların bu uygulamayı reklam ürünü düşene ya da tarihsel değeri artana kadar koruduklarını görmekteyiz.

Tasarımda çeşitlilik ve çarpıcılık çok önemli olduğu kadar benim diyen herkesin bakış açısı dikkat çekici demek değildir. Bu konuda tecrübe ve referans aranmalı, mimari çalışmalara ve mimarların fikirlerine önem verilmeli. Reklamda kullanılan en küçük bir nokta bile dikkatli seçimlerle karara bağlanıp üretime alınmalı.

Unutmayalım düzenli ve devamlı para kazanmak marka olmaktan geçer, marka olmak da reklamdan doğar.

REKLAM ÜRÜNLERİNDE EKONOMİ

Çoğumuz reklam ürünlerinde ekonomik davranmayı, ürünü satın alırken en ucuzunu bulmaya çalışmakla çözdüğümüzü zannederiz. Ama hiç mi merak etmeyiz bu ürün neden yapılmış, ne kadar dayanıklı, ne kadar az çevre kirletiyor. Ya da ne kadar az enerji harcıyor…

REKLAM ÜRÜNLERİNDE EKONOMİK DAVRANMAK

Ürün alırken ya da imalatını yaptırırken her zaman fiyat kırdırmak, ucuza yapanını, ucuzunu aramak, oradan kısmak buradan tasarruf etmek, sevkiyatı kırpmak, montajı kendi kendine yapmak, merdiven altında bodrumunda bu işi yapan var mı diye araştırmak milletçe doktrin haline getirdiğimiz bir konu.

Peki, bu ekonomik davranmak mı? Olması mümkün değil. Neden olamayacağını biraz açalım…

REKLAM PANOLARINDA MALZEME KALINLIKLARI

Hepimizin bildiği üzere reklam ürünleri de bir takım metallerden oluşmuştur. Başlıcası da alüminyum ve plastiktir. Bu malzemelerden metal olanlar doğal olarak oksitlenmektedir. Tıpkı otomobillerde incelediğimiz gibi reklam panolarında da oksitlenmeyi yani çürümeyi önleyecek tedbirler alınıp alınmadığını incelemeliyiz. Ekonomi ile bağlantısını araştıracak olursak, dış cephede sık sık reklam yenilemenin bütçesine yetişmek zordur.  Oksitlenmenin aynı zamanda iç aksamı elektrik-elektronik donanımlı reklam panolarında korozyonun aksama zarar vereceği kaçınılmaz bir gerçek. Bu da zaten garantisini zar zor aldığımız elektrik ve elektronik aksamın iş görmez hale gelmesi ve görevini yapamaması demek. Plastikte de kalınlık ve ultraviyoleye dayanıklılığını araştırmalıyız. Çekme akrilik yerine dökmesini, PVC yerine Pet’i, poliproplen ya da policarbon yerine pleksiglass’ı tercih etmeli ve malzeme analizlerini hatta teknik doküman detayını altı kaşeli imzalı şekilde istemeliyiz. Yoksa çocuğumuz gibi emek verdiğimiz işyerlerimiz emaneten duran gelgeç firma görüntüsünden kurtulamayacağı gibi uzun vadede aslında daha pahallıya mal olmuş bir reklam donanımına sahip olacaktır.

REKLAM PANOLARINDA ELEKTRİK DONANIMI

Yıllarca fluoresant ampullerle ama aydınlandık ama aydınlanamadık. Ya starterlar’ı bozuldu ya da balastları. Bazen bir baktık 3 sene giden sorunsuz fluoresantlar gördük, bazen de 1 yılını doldurmadan “a ömrünü doldurmuş herhalde” diyerek attık. Ama şimdi Led aydınlatma armatürleri var. Enerjiyi verdiğinizde yanıyorsa en az 10 yıl yanacağına eminiz. Fakat bunlarda da ucuzunu aramak yine bütçe sıkışıklığımız sebebi ile mecbur olduğumuz bir konu. Ama ucuzunu ararken lütfen bakalım sugeçirmez mi? Çoklu modüllerde Led aralarındaki direnç ve diyotlarında yalıtımı yapılmış mı? Trafoları yalıtımlı ve korunaklı yerlere monte edilmiş mi? Bağlantı kabloları ve ek yerleri nasıl birleştirilmiş? Satan firma ledlere garanti vermiş mi? Ya da reklam panosunu yapan firma bozulan ledi-trafoyu değiştirmeyi taahhüt ediyor mu? Veya taahhüt etse de bunu yerine getirecek gücü var mı? Tüm bu koşullar oluşmuşsa emin olmalıyız ki fluoresanttan biraz daha pahallıya mal olan Led armatürler aslında, ilk elektrik faturamızda 1/10 oranında düşük tüketimi sayesinde kendi masrafını çıkartmaktadır. Ve en güçlü ekonomik davranış belki de reklampanomuzda ısrarla Led armatür istememizdir.

Kadınlar çantalarında önemli pek çok şey taşır… Önemli ya da önemsiz oluşu da elbette kendilerine göre değişir. Reklamlar da komik, absürd, abartılı derecede saçma olabilir… Yani bir reklam sunduğu ürünün niteliklerini türlü şekilde ortaya koyabilir. Tıpkı bir kadının çantası gibidir zaman zaman reklamlar, içinden pek çok şey çıkabilir. Ve bunlar makyaj malzemesi, mendil, ayna, cüzdan, telefon gibi günlük hayatta faydalı şeyler olsa da oldukça farklı nesneler de hanımların çantalarında bulunabilir. Birinin çantasından kap kacak çıkabilir, bazıları kedi köpek maması taşır, bazıları saç şekillendiricisinin dahi yanında olmasını tercih edebilir ya da atıştırmalık bir şeyler mutlaka bulunabilir…

Reklamlar kadınların çantaları gibidir. Birinde yeni bir kampanya, diğerinde rakiplere birazcık belden altı bir gönderme ile övünülen başarılar, sezonluk indirimler, piyasada biz de varızlar, şuralardayım yanınızdayım, kapınızdayımlar… Bir ürünün söylemek istediği her şeydir reklamlar ve bazı şeyleri de kendine saklaması kadar doğal bir şey yoktur. Yeri geldiğinde çanta açılır ve içinden paylaşılmak, söylenmek istenenler çıkar. Her kadının çantasında taşıdıkları kendince önemlidir. Ancak onun önemsedikleri karşısındakiler açısından tamamen değersiz olabilir. Bu noktada devreye duyular girer. Eğer karşınızdaki için çantanızdan çıkaracağınız malzeme değersiz ise, ona ihtiyaç duymuyorsa, merak etmiyorsa o zaman o nesnenin bulunduğu yerde kalması ve onu merak edecek, ona ihtiyaç duyacak bir kişi ile karşılaşıncaya kadar orada kalması daha doğrudur.

Çanta metaforunu uzatıp gidebilirim ancak bu yazıyı yazma amacım Perwoll reklamlarıydı. Gerçi sadece Perwoll değil, ülkemizde de Ayşe Teyze karakteri ile reklam kampanyalarını sürdüren Ace Çamaşır Suyu da çantadan çıkan deterjanlar ile oldukça ilgi çekiyordu. Perwoll son olarak Beyaz Sihir reklamıyla ekrana geliyor. Bir kadın sahilde beyaz elbisesiyle salına salına yürürken, beyazlar içindeki bir çift de kadının elbisesinin yeni mi eski mi olduğunu tartışıyor. Erkek elbiseyi daha önce de gördüğünü söylerken, kadına göre ise elbise beyazlığından ötürü yeni olmalı. Tartışma uzun sürmüyor ve çiftin yanına yaklaşan kadın, çantasından Beyaz Sihir şişesini çıkararak, elbisenin yeni olmadığını, Perwoll ile yıkandığını açıklıyor. Sahil güzel, kadın güzel, elbise güzel… Her şey güzel de, sahilde sıcakta yürüyen bir kadın o sıcak ortamda çantasında neden o deterjanı taşıyor olabilir? Elbisesinin neden o kadar beyaz olduğunu merak edebilecek birileri her an her yerde karşısına çıkabilir diye mi?

REKLAMIN REKLAMI YAPILIR MI?

Sosyal medya, geleneksel mecralara göre daha etkin olan kullanıcıları ve yenilikçi yaratıcı uygulamalara olanak veren yapısıyla, her geçen gün büyümeye devam ediyor. Başlıkla pek uygun görünmüyor olsa da bana göre sorunun cevabı ilk cümlede gizli; evet, reklamın reklamı yapılır, ama etkisi tartışılır. Klişe bir cümle haline gelen “internette tıklanma rekorları kıran bir video…” gibi cümleleri hepimiz sıklıkla duyuyoruz. Televizyonda kaç kişiye ulaştığı bilinmeyen bir reklamı yüklendiği video paylaşım sitesinde ya da sosyal ağda birçok kişi izleyebiliyor. En güncel örnek olarak, Shift.Delete.Net’te yer alan bir habere göre Avea’yı vermek mümkün. Avea’nın Eylül 2010 – Haziran 2011 tarihleri arasında yayına giren 25’in üzerindeki reklam filmi 30 milyondan fazla izlenmiş. Henüz kısa bir süre önce yayımlanmaya başlamış ve Reklam Özdenetim Kurulu tarafından revize edilmeleri konusunda uyarı almış olsalar da, Ata Demirer’in canlandırdığı “Vampir” ve “Teknik direktör” tiplemeleriyle dikkat çeken reklam filmlerinin izlenme sayısı şimdiden 3,5 milyonu bulmuş. Kesinlikle yüksek rakamlar olduğu şüphe götürmez. Akılda kalıcılık açısından ise, bence “Fasulye”nin önüne geçebilecek kadar başarılılar.

Dünya futbolunda 5-3-2’nin yeri yok diyerek doğrudan rakibe yüklense ve Özdenetim Esasları’nın “Kötüleme” başlıklı 12. Maddesi’ne aykırı bulunarak, 28 Haziran tarihine kadar gerekli revizyonların yapılmaması halinde durdurulmasına karar verilmiş olsa da, sosyal medyada çoktan yayılan bu reklamlar zaten çoktan kendi reklamlarını yapmış durumdalar. Gerekli revizyonlar yapıldıktan sonra – ki bu genelde ilgili bölümlerin reklamdan çıkartılması olacaktır- yayınına devam edebilecek olan bu reklamın inanıyorum ki bambaşka versiyon ya da versiyonları hızlı bir şekilde gelecektir. Çünkü çoğu kişi eğlenceli bulduğu bu reklamları defalarca izliyor. Aynı durum Turkcell’in ÖzTürkcell reklamları için de geçerli, Vodafone’un Selim reklamları için de geçerli. Üstelik asıl komedi unsurunu taşıyanın genellikle revize talep edilen bölümler olmasından dolayı bu reklam filmlerinin internet üzerinde izlenme oranının daha da artacağı muhakkak.

GSM şirketleri tarafından yoğun olarak karşılıklı göndermelerle sürdürülen bu reklam kampanyalarının tüketicileri fazlasıyla eğlendirdiği ortada. Bunun dışındaysa, her üç marka da bilinirlik anlamında zaten bir sıkıntı yaşamıyor. Satın alma açısından bakacak olursak, belirli alışkanlıklar yerine oturmuş durumda. Her üç şirketin kendine göre farklı avantajları mutlaka var, ancak kimse her ay operatörünü değiştirmiyor. Onun için sosyal medya üzerinde yapılan dolaylı reklamların da izlenme sayısının çokluğundan ötede fazla bir etkisi olmuyor. Sosyal medya başta sivil toplum kuruluşlarının gerçekleştirdiği kampanyalar olmak üzere oldukça etkili, çünkü kullanıcılar açısından interaktiviteye olanak tanıyor. Pasif iletişim yerine zaman zaman marka – kullanıcı karşılıklı iletişimine giden bir iletişim kurmak mümkün. Bu açıdan geleneksel medyada yayınlanan, bunun yanı sıra milyonlarca kişiye de internet ve sosyal medya üzerinden ulaşan reklamların kullanıcıları harekete geçirmediği, onlarla iletişim kurmadığı sürece, geleneksel medyada ulaştığından daha fazla etki sağlaması mümkün görünmüyor.

REKLAM SINIFLANDIRMASI VE MECRALAR

İçinde yaşadığımız dünyada hemen her şey reklam olabilse ve aklımıza gelebilecek olan hemen her alan bir reklam mecrası olarak kullanılabilecek olsa da, genel anlamda reklamın klasik sınıflandırmaları hala devam ediyor. Tüketicilere çeşitli kitle iletişim araçlarını kullanarak, üretilen mal ve hizmetler hakkında yeterli ve doğru bilgileri aktarmak üzere gerçekleştirilen faaliyetler olan reklamlar, birçok farklı şekilde sınıflandırılabilir. Amacına göre, yapanlara göre, hedef kitlesine göre, taşıdığı mesaja göre, zaman ve coğrafi kriterlere göre sınıflandırılan reklam çalışmaları bu sınıflandırma kategorileri içinde de farklı şekilde kategorilere ayrılır.

Reklamlar amacına göre ikiye ayrılır; birincil talep yaratmayı amaçlayan ve seçici talep yaratmayı amaçlayan reklamlar. Yapanlara göre ise; üretici reklamı, aracı reklamı ve hizmet işletmesi reklamı olarak üç bölüm içerir. Hedef kitleye göre yapılan sınıflandırmada üç kategori vardır; Tüketiciler, dağıtım kanalları ve endüstriyel reklamlar. Reklam mal ya da hizmeti satın alması, ya da hakkında bilgi sahibi olması istenen bu üç kitleye göre şekillendirilir. Amacına göre reklamlar, mal reklamı ve kurumsal reklamlar olarak ayrılır. Zaman kriteri, satın almanın kısa vadede gerçekleşmesi için yapılan doğrudan reklamlar ve marka bağlılığını da sağlamaya yönelik olarak satın almayı uzun vadeye yayan dolaylı reklamlar olarak ikiye ayrılır. Her ne kadar günümüz iletişim anlayışı içerisinde giderek sınırlar ortadan kalksa da, reklamların coğrafi kriterlere göre, bölgesel, ulusal, uluslararası ve global reklamlar olarak da sınıflandırılması mümkündür.

Reklam mecraları ise hedef kitleye ulaşmak noktasında oldukça önemli bir konumdadır. İnternet kullanıcısı olmayan bir hedef kitleye sosyal medya ile ulaşmak mümkün değildir. Mecralar basılı reklam ortamları (gazete,dergi, katalog, broşür, el ilanları), yayın yapan ortamlar (radyo, televizyon), dijital ortamlar, açıkhava, sinema gibi ayrılabilse de, reklam yapmak için kullanılabilecek pek çok yöntem ve ortam vardır. Satış noktalarına yönelik olarak hazırlanan reklam malzemeleri, doğrudan postalama, fuarlar da reklam ortamı olarak kullanılabilir. Ortamlar, hedef kitle ile mesajın buluştuğu yerler olarak önem taşır. Mesajı doğru iletmek ve istenilen etkiyi almak konusunda ortam ya da ortamların seçimi büyük önem taşır. Hedef kitlenin eğilimleri, istekler, beklentiler, kullanım pratikleri, faaliyette bulunulan pazarın büyüklüğü, reklam ile hedeflenen sonuç gibi unsurlar reklam mecrasının seçimini etkiler. Mecraların en efektif şekilde kullanılabilmesi için de reklamın doğru olarak sınıflandırılması, mal ve hizmet üreticisi açısından da beklenti ve hedeflerin doğru şekilde ortaya konulması açısından gereklidir.

REKLAMIN TEK YÖNLÜ İLETİŞİMİ DEĞİŞİYOR

Pazarlamanın dinamikleri içinde üzerinde en çok konuşulan öğe olan reklam aynı zamanda da, pazarlama çalışmalarında sonuç açısından en çok şeyin de beklendiği öğedir. Hem tüketiciler hem de üreticiler açısından her zaman tartışılan reklam kavramı günümüz iletişim ve pazarlama anlayışı içinde, neredeyse hayatımızın her alanında yer alıyor ve tüketiciler olarak her an reklama maruz kalıyoruz. Reklamları birçok farklı açıdan tanımlamak mümkün çünkü reklam özellikle son yıllarda tek taraflı bir iletişimin dışında tüketicilerle markaların iletişim kurmasını sağlayan çift yönlü bir iletişim haline geldi.

İletişim açısından baktığımızda, reklamı bir mal/hizmetin kitle iletişim araçları kullanılarak belirlenmiş bir hedef kitle üzerinde istenilen yönde davranış ve fikir oluşturmak amacıyla gerçekleştirilen çalışmalar olduğunu söyleyebiliriz. Tüketiciler açısından bakıldığında reklam, kitle iletişim araçlarını kullanarak pazara sunulan mal/hizmetlere dair doğru bilgileri tüketicilere aktaran bir araç olarak tanımlanabilir. Ancak her iki durumda da reklam tüketici ve üretici arasındaki iletişimdir. Önceleri daha çok tek taraflı gerçekleşen, tüketicilerin fikirlerinin daha geri planda olduğu bir iletişim gerçekleşirken, günümüz reklam anlayışı içinde tüketiciler merkezi konuma yerleşti. Sosyal medya olarak nitelendirilen yeni medya türünün yaygın olarak kullanılmaya başlamasıyla birlikte, tüketicilerle iletişim kurmak, onların fikirlerini, görüşlerini almak, daha doğrusu onlar dinlemek gerekliliği arttı. Facebook ve Twitter gibi sosyal medyanın öncüleri her gün artan kullanıcı sayılarıyla birlikte üreticiler açısından da cazip hale geldi. Bir anlamda her gün daha fazla tüketicinin kullandığı bir kitle iletişim aracı olarak sosyal medya, markalar açısından içinde bulunulması zorunlu bir alan halini aldı.

Reklam pazarlama iletişiminin vazgeçilmez öğelerinden birisi. Pazarlama hedeflerine ulaşmak doğrultusunda gerçekleştirilen reklam kısa ya da uzun vadede tüketicilerde bir davranış oluşturmak, – ki bu hatırlatma, tanıtma ya da satışa yönelik ikna olabilir- amacı taşır. Ana amaçlar olan satış ve iletişimin yanında reklam firmaların belirledikleri özel hedeflerine ulaşmaları konusunda da etkili bir araçtır. Bugün sosyal medyanın hizmet ettiği de en çok işletmelerin ulaşmak istedikleri bu özel hedefler oluyor. Doğrudan satışa ya da iknaya yönelik reklamlar yerine, güvenilirliği arttırmak, tüketicilerin ürünler hakkında fikirlerini almak, onlarda bir bağlılık oluşturmak, var olan imajı yerleştirmek, değiştirmek ya da tamamen farklı bir imaj sunmak, olumsuz izlenimleri değiştirmek, prestij kazanmak gibi özel amaçlarla gerçekleştirilen sosyal medya çalışmaları reklamın bu özel amaçlarını başarılı şekilde yerine getiriyor.

Sadece birer hayran sayfası olarak başlayan markaların sosyal medyada var olma savaşları, geleneksel kitle iletişim araçlarında olduğundan çok daha hızlı bir şekilde gelişerek, çok farklı reklam uygulamalarını da içine alacak şekilde devam ediyor. Takipçi ya da hayran sayısından ötede, sosyal medya doğru kullanıldığında özellikle marka bağlılığının ve güvenin yaratılmasında önemli bir rol oynuyor. Bu alanda gerçekleştirilen doğru bir iletişim ve yaratıcı bir çalışma, doğrudan reklam yapılıyor olmasa dahi, viral videoları örnek gösterebileceğimiz şekilde, reklam haline gelebiliyor kısa sürede etki oluşturabiliyor. Sosyal medya böylece zaman zaman hiç reklam yapmadan reklam yapmaya olanak sağlamış oluyor.

REKLAM AJANSLARI VE YARATICILIK

Yaratıcılık denince, insanların aklına ilk önce, hiçbir veri yokken, kullanılması istenilen malzemelerin uygulama biçimleri gelmektedir. Fakat aslında bu özelliğin temel anlamı, en azından reklamcılıkta istenilen temel anlamı bu değildir. Burada istenilen durum, hiçte sanıldığı gibi basit değildir. Bu sektörün bütün süreçlerini, bugüne kadar kullandığının ve kullanamadığının öğrenilmesiyle, genelde insanın yapısını, algılarını, etkilenme durumunu gün ışığına çıkaran, bilimsel disiplinlerin tespitlerini, firmaların amaçlarını ve bu amaca ulaştırabilecek Pazar koşullarının bilinmesiyle ortaya çıkarılabilecek yaratıcılıktır. Bu noktada, firmaların veya reklam ajanslarının, hangi şeyi kullanmanızı istemelerinin değeri, sizin bulduğunuz fikirle alakalıdır. Eğer fikriniz hiçbir duruma aykırı düşmüyor ve yenilik, canlılık içeriyorsa, onların istediği değil, kendi fikrinizin önemi büyüktür. Yukarıda öğrenilmesi gereken ana konularla birlikte, bir de sektör içerisinde uzun süreli pratik deneyimlere de sahip olmanız gerekmektedir. Ancak ondan sonra yaratıcılıktan söz edebiliriz.

Çünkü bulduğunuz ve yaratıcı olduğunu düşündüğünüz fikir, çok iyi bile olsa, pek çok şeyle çakışabilir yani ters düşebilir ve zarar verebilir. Firmanın geçmiş faaliyetlerine, anlayışına, insanların onu tanıma biçimlerine ters düşebilir. İnsanların algılarına, geleneklerine, göreneklerine ters düşebilir. Bu ve buna benzer durumların olmaması için, bununla ilgili pek çok veriye sahip olmak gerekmektedir. Reklam ajanslarının yaratıcılığı bütün bu eğitim ve deneyimler üzerinden yapılmaktadır. Elbette bu, her ajansım diyen için geçerli değildir. Burada, bu tip kuruluşların bünyelerinde çalışan uzmanlar, uzmanların nitelikleri, kadrolarının yapısı, yaptıkları geçmiş işler, ne kadar geniş çerçevede faaliyet gösterebildikleri çok önemli olmaktadır. Eğitim-deneyim-zekâ-yaratıcılık=reklamcı işte bu sektörde başarılı olabilenin formülü ve tam olarak tanımı budur. Bu noktadan sonra, bir insanın yeni, farklı, çarpıcı bir şey bulamaması zordur. Her zaman için bulunan, yeni ve canlı bir fikir olacaktır. Tasarım aşamasına gelene kadar yapılan elemeler, araştırmalar, sonuçlar, verilerden elde edilen sonuçlar, kullanılabilecek en uygun unsurlar olarak önüne çıkacaktır.

Bu yüzden yaratıcı reklam ajanslarının kadro yapısı, bu tip insanlardan oluşturulmaktadır. Kampanyaların bütün süreçlerine hâkim olabilen, kontrol edebilen, yönlendiren uzmanlar çalıştırılmaktadır. İşte bu yapıda ki reklam ajansları illa ki yaratıcı olmaktadır. Firmaları amaçlarına taşıyabilecek unsurları bulmakta ve kullanma biçimini, yerini, hedef kitlesini tespit ederek, onlara nereden ve nasıl seslenebileceklerini bulabilmektedirler. Hedef kitlesinin bütün yönlerine yönelik, etkin soruları ortaya çıkarmakta ve doğru sonuçlar elde ederek, aynı zamanda, kullanabileceği malzemelerini de bulmaktadır.

BAŞARILI REKLAM SADECE YETENEKLE Mİ DOĞAR?

Esinlenme konusu önemlidir. Yetenek, esinlenilen unsuru, ürün veya hizmetle ilişkilendirmektir. İşin nasıl yapılacağını, iş dünyasının inceliklerini bilerek, gereken çalışmaların hepsine zaman ayırıp, çok çalışarak, doğru ilişkilendirme yapabilir. Zaten bunu yapabiliyorsanız, yeteneğiniz var demektir. Ürünün sattırılması gerekmektedir. Bunu eğlendirerek yapmak risk içermektedir. Çünkü tüketicilere eğlenceli bir tanıtım yapmak, tüketicinin sırf eğlenceye yoğunlaşmasını sağlayabilir, tüketici ürün veya hizmeti unutabilir. Bunun ayırımını yaptırabilmek, tasarımcının yetenekli olmasının yanı sıra, satıcı olmasını gerektirmektedir. Eğlence ile satışı yaptırabilmek zor bir iştir çünkü. Tasarımcıların firmalardan aldıkları Brief’ten sonra, ürün veya hizmeti dikkatle incelemeleri, kullanabilecekleri başka unsurları da görebilmelerini sağlar. Belki de üretici firmanın farkında olmadığı, yetenekli bir tasarımcının fark edebileceği bir özellik bulunabilir. Başarılı reklamın anahtarlarından biri, ürün veya hizmetle ilişkili bir yarar vaat etmektir. Bu yarar yeni veya piyasadaki diğer ürünlere göre üstünlük sağlayan bir özellikte kullanılabilir.

Reklam, genellikle ürünün tüketici tarafından denenmesini amaçlamaz. Tüketicinin ürünü diğer ürünlere tercih etmesini hatta daha sık kullanmasını amaçlar. Bu yüzden ürün özellikleri, diğerlerine fark yaratan ayrıntılarıyla tüketiciye sunulmalıdır. Bizler her ne kadar, toplumların kültürlerine uygun olarak tasarım gerektiğini, sürekli olarak ifade etsek te, bütün ülkeler, bütün toplumlar için geçerli olan unsurlar vardır. Bu noktada, satışta başarılı reklam, dünya çapında veya farklı bölgelerde yapılan çalışmalar incelenebilir. Ama bu inceleme, başarılı reklamın kopyalanması anlamında söylenmemektedir. Yetenekli bir tasarımcının, esinlenmesi anlamında olabilir. Bu tip kampanyalar, firmaların yönetim kurulu kararlarına benzer karmaşada olmaması gerekir. Tasarımcı, firmayla en başta uzlaşmalıdır. Tasarımlar bittikten sonra, kullanılan unsurlar, oyuncular v.s.’ler için uzlaşma sorunu olmamalıdır. Tasarımcının seçimi önemli olmalı ve bunu kabul ettirmelidir. Firmanın, bu işi kendisinin yapmasına olanak tanımamalıdır. Bir diğer önemli durum da, bazı ürün ve hizmetleri kullanacak olan kitlenin özelliğidir. Örneğin, sadece kadınların kullanacağı ürün veya hizmet tanıtımını erkekler yazmamalıdır veya tersi durumda kadınlar yazmamalıdır. Eğer seçenek yoksa belki birlikte yazılabilir.

Tasarımcının en önemli yeteneği, önce satıcı olmasıdır. Satabilmeli veya sattırabilmelidir. Ancak böyle başarılı reklam yapabilir. Daha sonra, esinlenme ve ilişkilendirme yetenekleri, özgün fikirlerin bulunmasını sağlayabilir. Bu noktada, iyi bir fikir üzerine konumlandırılmış bir kampanya, sattırma işlevini yitirmeden senelerce devam edebilir. Dünya’da bunun örnekleri çoktur. Örneğin; Unilever’s firmasının Dove markası, 31 yıldır aynı kampanyayı kullanarak satış yapmaya devam etmiştir. 31 yıl boyunca, tanıtım etkili olmaya devam etmiş.

Kısaca başarılı reklam sattırandır. Satış yetenek işidir ama yetenek bilgi birikimi ve deneyimle birleştiğinde sonuç verir.

GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE TÜRKİYE’DEKİ REKLAM

AJANSLARI

Yabancı yatırımcıların Türkiye’ye yatırım amaçlı gelmeleri 1980’li yıllara denk gelmektedir. Yabancı yatırımcıların, marka yatırımlarının yoğunlaştığı bu dönem, Türkiye reklam ajanslarının da çalışmalarına yeni boyutların katılmaya başladığı yıllar olmuştur. Bu dönemde yabancı yatırımcıların Türkiye’ye gelişleri, üretim amaçlı olarak gelişmemiştir. Onlar daha çok, Türkiye’ye ihracat yapmak üzere gelmişlerdir. Yabancı yatırımcılar, ilk gelişlerinde yerel reklam ajanslarıyla çalışmaya başlamışlardır. Bu durum, Türkiye reklam ajanslarının çalışma durumunu değiştirmiştir. Çünkü yabancı yatırımcılar, dışarıdaki tanıtım kuruluşlarını da ülkeye çekmeye başlamışlardır. Önceleri, yabancı tanıtım kuruluşları, Türkiye’dekilerle birlikte, ortaklıklar kurarak çalışmaya başlamış, daha sonra, sahip oldukları hisseleri gittikçe arttırarak veya tümden satın alarak, kendi şubelerini Türkiye’de açmışlardır. Bunların ilk örneğini, Paris Tanıtım Ajansı oluşturmaktadır. Yabancı ortakla çalışan bu kuruluştan sonraki adım ise, J.Walter Thompson tarafından, Manajans ile kurulan ortaklık olmuştur.

Bu yıllar aynı zamanda, sektörün bilimsel çalışmaları göz önünde tutarak, buna göre iş yaptıkları yıllar olmuştur. Yabancı ortakların Türkiye’ye gelmesiyle birlikte, reklam ajanslarının yapısında da değişikliklerin olmasını sağlamış ve ajanslar profesyonel çalışma hayatına ilk adımlarını atmışlardır. Türkiye reklam ajansları, bu sayede uluslar arası tanıtım tekniklerini ve stratejilerini öğrenmeye ve uygulamaya başlamışlardır. Tam hizmet tanıtım kuruluşları, bu dönemlerde yapılanmaya başlamış ve zamanla, medya planlama, analiz, halkla ilişkiler, tasarımcılar kendi alanlarına iyice yoğunlaşmaya başlamış ve ayrı birer birim haline gelmişlerdir. Her birim, kendi alanında profesyonelleşmeye başlamıştır. Bu şekilde, Türkiye’deki kuruluşlar, kurumsallaşmaya doğru yol almaya başlamışlardır. Özellikle, kurumsallaşma adına önemli bir gelişme de 1984 yılında Reklamcılar Derneğinin kurulmasıyla olmuştur. Bu dönem, aynı zamanda, bağımsız çalışan tanıtım araştırma firmalarının çoğalmaya başladığı yıllar olmuşlardır. Kurumsallaşmaya doğru giden tanıtım kuruluşları, bu gelişmelerin doğrultusunda, uzmanlıklarını arttırarak farklı ülkelere de hizmet vermeye başlamışlardır.

2008 yılı itibariyle, Türkiye’de yabancı ortaklık kuran veya kurmayan en önemli tam hizmet tanıtım kuruluşları şunlardı; Saatchi&Saatchi, medina Turgul, Y&R Reklamevi, Pars Mc/Cann-Erickson, Alâmetifarika, Euro RSC İstanbul, Grey İstanbul, Oilvy&Mather, Alice&BBDO Istanbul, TBWA İstanbul olmaktadır. Daha sonraki yıllarda, örneğin, 2009 yılında Türkiye’de, tam hizmet tanıtım kuruluşları 100’e ulaşmış, bünyelerinde çalışanların sayısı da yaklaşık 3000 civarına yükselmiştir. Günümüzde tanıtım kuruluşları, sadece ülkemize yönelik tanıtım yapmamaktadır. Dünya çapında, kampanyalar düzenleyen kuruluşlar da bulunmaktadır. Hatta bunların bazıları, yaptıkları başarılı kampanyalarından dolayı, uluslar arası ödüllere layık görülmektedir.

REKLAM VE REKLAMCI

Tanıtım ajanslarını tam olarak ifade eden iki sözcük, reklam ve reklamcı. Tanıtım ajansları ve içinde çalışan uzmanlar bu tip işleri üretmektedirler. Bu noktada tanıtımı tanımlamak gerekirse; firmaların, markalarını, ürünlerini veya hizmet özelliklerini, geniş halk kitlelerine anlatabilmek ve belirledikleri davranışları gösterebilmelerini sağlamak için, çeşitli tasarım teknikleri kullanarak ve bunların uygulamalarıyla karşılarına çıkıp, onlara mesajlar ilettikleri mecraların bütünü olmaktadır. Tanıtım, pek çok mecradan tüketicilerine seslenmektedir. Kitle iletişim araçlarının hepsinden, açık hava reklam araçlarının hepsinden, tüketicilerin organizasyonlarından, teknolojik gelişimlerden yani internet mecralarından, bu tip tasarımlarla seslenmekte ve onları yönlendirmeye çalışmaktadır. Bu anlamda pek çok türde tasarım yapmaktadır. Filmler, spotlar, cıngıllar, basılı tasarım çeşitleri, açık hava çeşitlerinin hepsini kullanabilmektedir. Yukarıda, firmaların bu tip mecraları kullanmasından bahsettik, aslında bunların hepsini ajanslar firmalara kullandırmaktadır. Çünkü reklamcı olan onlardır.

Reklamcı, reklam iletişiminin bütün unsurlarını, uygulandığı mecraları, tasarım biçimlerini, seslendiği hedef tüketici kitlesini, içinde yaşadığı ve ona seslendiği toplumsal yapıların hepsini bilen ve ona göre iş üreten, yaratıcı, farklı zihin yapısıyla, etkileyici fikirlerini ortaya çıkaran kişilerdir. Yani bu işin uzmanlarıdır. Uzmanları da ajanslarda çalışmaktadırlar. metin yazarları, sanat yönetmenleri, yönetmenler, yaratımcı direktörler, grafik tasarımcılar, web tasarımcıları, animasyoncular, danışmanlar v.b. bunların hepsi reklamcı olmaktadırlar. Uzmanlar, ya bir yüksek öğrenim kurumunun reklam ve halkla ilişkiler bölümlerinden mezun olmakta veya sektörün içinden yetişerek gelmektedirler. Bunların kimisi bağımsız çalışabilmektedir, fakat çoğunluğu bir tanıtım ajansında faaliyet göstermektedir. Tanıtım ajansları da, sektörün ihtiyaç duyduğu bütün uzmanları bir araya getirmiş, bölümlerini ona göre organize etmiş, kampanyaların süreçlerini planlamakta ve işi üretmektedirler.

Tanıtım ajanslarında, yukarıda saydığımız uzmanların dışında bir de, planlama birimleri, halkla ilişkiler birimleri, müşteri temsilcileri, medya planlama birimleri, piyasa araştırma (PR) birimleri bulunmaktadır. Buradaki her bölüm, çalışmaların üretiminde ve uygulanmasında katkısı bulunmaktadır. Birimlerin kimisi firmalarla görüşmeleri sağlamakta ve istediklerini, amaçlarını öğrenmektedir. Kimisi, firmaların istedikleri çalışmaların stratejik planlamasını, firmanın bütçesine göre yapmaktadır. Kimisi, çalışmaların uygulanacağı medya araçlarının tespitini yapmakta ve onların kullanılmasını sağlamaktadır. Tabi tasarımını da gene aynı ajansın içindeki yazarlar, yönetmenler ve tasarımcılar yapmaktadır. Kısaca tanıtım ve uzman, ajanslardır. Kendileri reklamcı, yaptıkları iş te reklamdır.

TELEVİZYON REKLAMI NASIL YAPILIR?

En çok tercih edilen reklam mecralarından biri olan televizyon reklam, üreticilerin tüketici ile buluşmasında etkin bir rol üstlenmektedir. Bu nedenle bugün büyüğünden küçük ölçekli birçok firmanın öncelikli tercihi haline gelmektedir

Televizyonda reklam vermek isteyen firmanın ajans ile öncelikli olarak bir toplantı süreci başlar. Bu toplantılarda müşterinin ürün ya da hizmeti hakkında bilgi sahibi olup hedef kitlesini belirlenmelidir ki bu reklam çalışmasında reklam ajansına yön verecek en büyük verilerden biridir. Bu bilgi ile hedef kitleye, televizyon izleme alışkanlıklarına göre televizyon kanalları belirlenerek medya planlamaları oluşturulur.

Gerçekleştirilecek reklam çalışmasının amacı önemlidir. Firma kendi marka bilinirliğini mi duyuracak/arttıracak ya da ürün/hizmetini mi duyuracak?
Yapılacak kampanyanın görsel içeriği, sloganı, metinleri ve seslendirmesi bu bilgiler doğrultusunda hazırlanacaktır.

Reklam çalışmasının bütçesi de diğer veriler kadar önemlidir. Belirlenecek bütçe kampanyanın geri dönüşümünü doğrudan etkileyecektir. Kampanyanın bütçesinin fazla olması birçok mecradan tüketici ile karşı karşıya gelmesini sağlayacak böylelikle daha hızlı bir dönüş almasını sağlayacaktır.

Bütçesi çok fazla olmayan firmaların da televizyon reklam yapması mümkündür. Burada yapılacak en doğru strateji hedef kitle üzerinde etkisi olabilecek tek mecra üzerinden yol almak olacaktır. Böylelikle tek mecrada uzun soluklu bir çalışma yaparak müşterinin marka ve imajının tüketicisi üzerinde etkin bir rol oynaması sağlanmalıdır.

Yapılacak çalışma ister marka bilinirliği ister ürün ya da hizmet’in satışına yönelik olsun önemli olan doğru mecraların tespit edilip, doğru medya planlaması ile yayınlarını gerçekleştirmektir.

Mecralar sadece ulusal kanallarla sınırlı değildir. Yerel mecralarında etkileri azımsanmayacak derecede önemlidir. Bugün Türkiye geneline baktığımızda birçok ilin yerel kanalların yayın kalitesi ulusal kanal düzeyine yükselmiştir. Böylelikle bölge halkının dikkatini çekerek izlemesini sağlamaktadır. Bu nedenle yerel mecraların da etkisi oldukça yüksektir.

Daha önce televizyon reklam çalışması yapmayan birçok firma televizyon reklamlarının bütçelerinden korkmaktadır. Ancak unutulmamalıdır ki bütçe her ne olursa olsun her zaman bir nokta atışı vardır!

TELEVİZYON REKLAMLARINDA KANAAT ÖNDERLERİ

Kanaat önderini kısaca görece belli bir sıklıkla, diğer bireylerin tutum ve / veya davranışlarını etkileyebilen kişi olarak tanımlamak mümkündür. Günlük yaşamda çevresinde kabul gören, herhangi bir konuda uzman olduğu kabul edilen kişiler de kanaat önderi olarak değerlendirilebilir. Araştırmalar ortaya koymuştur ki, kanaat önderleri, etki altında bıraktıkları kişilere göre birçok bakımdan farklı özellikler taşır. Bu özelliklerden bazıları kanaat önderlerinin etkiledikleri kişi ya da kitlelere oranla daha biçimsel bir eğitim almış olmaları, toplum içinde daha yüksek bir sosyal statüye sahip olmaları, kitle iletişim araçlarını daha fazla kullandıkları ve görece daha fazla maddi güç sahibi olmalarıdır. Araştırmaların ortaya koyduğu bu özellikler, kanaat önderlerinin hemen hepsinde ortak özellikler olsa da, bir kişinin sadece bu özelliklere sahip olması onu kanaat önderi yapmaya yetmez. Kanaat önderi kavramı genelde ideolojik anlamlarda kullanılıyor ancak, biz buradaki örneğimizde bu ideolojik anlama yer vermeyeceğiz.

Günümüzde hala en fazla tercih edilen reklam mecrası olan televizyon reklam sektöründe da kanaat önderleri sık sık kullanılıyor. Bu kanaat önderleri ya toplumda belli bir kabul görmüş, fikirleri önemsenen ve benimsenen kişiler ya da alanında uzmanlık sahibi kişiler oluyor. Bir mal ve hizmetin pazarlanması sürecinde kanaat önderlerinin en fazla güvenilirliğinden yararlanılıyor. Doğrudan tüketicileri satın alma davranışına yöneltmemekle birlikte, teklifsiz olarak onları etkileyebilme becerisine sahipler. Bir yıl kadar önce Vodafone reklamlarında yer alan Hakkı Devrim, markanın 3G hizmetini günlük aktiviteleri esnasında çekilmiş kareler eşliğinde anlatırken, hem 3G hakkında kişileri bilgilendiriyor, hem de bir kanaat önderi olarak kendisinin de bu hizmeti kullandığının altını çiziyordu. Hakkı Devrim’in yer aldığı bu reklam filmi bilgilendiriciliğinin yanında aynı zamanda inandırıcı ve ikna edici özelliklere de sahipti.

Burada altının çizilmesi gereken önemli nokta şudur ki, reklamlarda karşımıza çıkan her ünlü kişi kanaat önderi değildir. Popüler kültür içerisinde yer alan şarkıcı, oyuncu, sunucu, sporcu gibi ünlü kişiler de reklamlarda sıkça karşımıza çıkarlar. Nitekim, Hakkı Devrim’li Vodafone 3G reklamının hemen ardındanyine aynı firmanın,numara taşıma ile ilgili bilgi veren ikinci reklam filmi yayına girdi.Bu filmde ünlü komedi oyuncusu Şafak Sezer Hakkı Devrim’i taklit ediyordu. Reklam filmi oldukça eğlendiriciydi. Markanın reklam filmlerinde yer almaya hala devam eden Şafak Sezer de toplumca tanınan bir kişi ancak bu reklamlarda bir kanaat önderi olarak değil, Selim karakteri ile rakip Gsm firmalarının yüzü olarak izleyiciye takdim edilmeye devam ediyor.

TELEVİZYON REKLAMLARINDA SIRADIŞI OLANI

KEŞFETMEK

Televizyon reklamları toplumların içerisine, neredeyse girdiği zamandan bu yana kullanılmaktadır. Onca zamanlar boyunca, bütün sektörlerde faaliyet gösteren firmalara, televizyon reklamları tasarlanmıştır. Yani reklamcılığın tarihinde, bu mecraya ilişkin neler yapılabildiği ya da yapıldığı bellidir. Bugün ise, televizyon reklamlarına baktığımızda, hepsi birbirine benzemektedir. Birini diğerinden ancak, firma veya tanıtımı yapılan ürünün farklı sektörlere ait oluşuyla ayırabilmekteyiz. Hele meşrubat tanıtımları, telekomünikasyon alanında çalışan firmaların tanıtımları, tüketicinin zihninde neredeyse birbirine karışmaktadır. Bu mecraya uygun, sıra dışı tasarımların olamayışının geçerli nedenleri vardır elbette, fakat gene de yaratıcılığın çok daha az kullanıldığını söylemek mümkündür. Çok fazla firma, birbirine benzer ürün ve hizmetler, bunların üretim şekli benzerliği, bileşenlerinin aynı veya benzer olması, tüketicilere kazandırdıkları veya faydalarının benzerliği, tanıtımlarının da aynı olmasına neden olmaktadır. Her ne kadar farklı, yeni çalışmalar üzerine yoğunlaşılsa da bu tip benzerlikler, tanıtımı diğerleriyle aynılaştırmaktadır.

Aynı hedef kitle, aynı özelliklere veya benzer özelliklere sahip olmaktadır. Üretilen üründe ise, aynı statüdeki ürünlerden ve bileşenlerinden farklı bir şey olamamaktadır. Hedef tüketici kitlesinin bu tip bir üründe aradığı özellikler de neredeyse aynı şeylerdir. Örneğin, meyvelerden üretilen bir meşrubatın özellikleri; yazın soğuk içilebilmesi, içerdiği meyvelerin çeşitleri, taze ve insan sağlığına uygun koşullarda, el değmeden hazırlanıyor olması, koruma maddelerinin olmayışı v.b. dir. Üzerine bir de ambalaj tasarımı, pazara sunan firmanın kurumsal kimliğini eklediğinizde, bunlardan tüketicilere iletilecek birkaç mesaj çıkmaktadır. Fakat diğer firmaların da aynı şekilde üretim yaptığını düşünürsek ‘ki çoğu ürün ve hizmet böyledir’ iki tane fark geriye kalmaktadır. Bunlardan birincisi, satan firmanın kurumsal kimliği veya markası ile ürünün ambalajıdır. Bu farklardan üretilebilecek mesajlar da yaklaşık olarak birbirinin aynıdır. Bu yüzden günümüzde televizyon reklamları birbirine bu kadar çok benzemektedir.

Ama bütün bu doğrulara rağmen, televizyon mecrasına tasarım yaparken, sıra dışı olanı keşfetmek gerekmektedir. Bunca kullanımın dışında olan bir şey, özellikle günümüzde, bütün bu çok benzerliğin arasında, yüzde yüz dikkat çekecektir. Tüketiciler, sıra dışı olanı, diğerlerinden hemen ayrıt edecek ve ona yoğunlaşacaktır. Geçtiğimiz günlerde buna benzer, sıra dışı bir tanıtım filmi televizyonlarda yayınlanmıştı. Bunu herkes hatırlayacaktır, üreticilere kredi veren bir banka tanıtımıydı. Tamamen sessizdi. Ses ve müziğin olmadığı, sadece görüntülerin kullanıldığı bir işleyişi vardı. Makineleri durmuş işletmeler ve içlerinde ne yapacağını düşünen işletme sahipleri, birbirinden farklı karelerde sessizce gösterildi. Süre sonunda da altta küçük bir yazı belirdi. “üretici susarsa, Türkiye susar”. Bu sıra dışı bir tanıtımdı ve oldukça başarılı olmuştu. Demek ki fikirlerin üzerine çalışılınca yaratıcı televizyon reklamları ortaya çıkabiliyor.

TELEVİZYONDA DİZİ REKLAM FİLMLERİ

Firmaların, belirlenmiş çeşitli amaçları için birbirini takip eden tanıtım serileri, günümüzde en çok tutan tanıtım kampanyaları arasına girmektedir. İnsanlar birbirini takip eden olayları izlemeyi sevmektedirler. Bununla birlikte, bilindiği gibi televizyonda dizi reklamlar, merak unsurunu da içermektedir. Firmaların çeşitli amaçları doğrultusunda, ürün ve hizmetle ilgili mesajların örüldüğü olaylar veya konular izlenirken, insanlar kendilerini olayların akışına bırakmaktadır. Bir yandan konu ve olayların gideceği son nokta merak edilirken, konu ve olayların, kişilerin ürün ve hizmetle ilgili mesajları ve bu mesajları verirlerken, görüntülerde hissedilen kazanımlar, faydalar insanların zihinlerine, bilinçaltına veya bilince yerleşmektedir. Özellikle televizyonda dizi reklamın sevilen oyunculardan oluşması veya dikkat çekici, etkileyici unsurların bulunması, bütün tanıtım kuşaklarının izlenmesini sağlamaktadır. İnsanlar merak ettikleri her şeyi dikkatlice izlemekte ve anlamaya çalışmaktadırlar. Dolayısıyla belleklerine konu ve mesajlar ister istemez yerleşmektedir. Fakat tanıtım ajanslarının tasarladıkları, televizyonda dizi reklam filmlerinin çoğu, bu unsuru işlememektedir. Gene, televizyonda dizi reklam tasarlamaktadırlar ama bu serilerde konular veya işlenen tema sonuçlandırılmaktadır.

Televizyon reklam serilerinin her birinde konu veya olayların sonlandırılması, güzel ve çarpıcı unsurların kullanılması halinde izlenmektedir. Fakat merak unsurunun etkin olduğu, serilerin etkisini yapmamaktadır. Her seride, tanıtım konusunun baştan sona kadar işlenmesi, sinema filmlerinin etkisini yaratmaktadır. Bu da tamamen, serinin temasının çarpıcılığına, kullanılan oyuncuya v.b. başka unsurlara bağlı olarak, ilgiyle izlenmesini getirmektedir. Hâlbuki bilindiği gibi normal diziler, daha büyük bir ilgiyle izlenmektedir. Normal dizilerin, daha büyük bir ilgiyle izlenmesinin en önemli sebebi, işlenen konunun etkili olması ve her dizide bu konunun sonucunun ne olacağının bilinmemesidir. Bu yüzden insanlar, bazı diziler başladığında, televizyonların karşısına kilitlenmektedir. Onları televizyonlara kilitleyen, kesinlikle oyuncuların ne kadar başarılı rol yaptıkları veya fiziksel güzellikleri, sahnelerin, görüntülerin ne derece iyi oldukları değildir. Elbette bunlar da önemli etkenlerdir. Fakat onları, televizyonların başına kilitleyen olayların etkisi ve bunların bir türlü sonuçlanmamasıdır. Bu tip bir yolun izlenmesi oldukça etkili olmaktadır
Normal dizilerin, toplumumuz üzerindeki büyük etkilerinden birisi de, işlenen temaların, gerçekte halk kültürüyle olan yakınlığıdır. İnsanların günlük yaşamlarında, bunlara benzer olaylara tanık olmaları veya böyle konu ve olayların, gerçekte yaşanıyor olduğunu bilmelerinden kaynaklanmaktadır. Tanıtım dizilerinde bu özelliklerin işlenmesi, aynı şekilde, izleyicileri ekranlara kilitleyecektir. Reklam filminin, ikinci bölümünün ne zaman yayına gireceğini merakla beklemelerini sağlayacaktır. Yani firmaların tanıtımlarında, toplumun bildiği ve etkilendikleri temaların işlenmesi ve ilk seride konunun veya olayların bitirilmemesi, tanıtımın daha çok başarılı olmasını sağlayacaktır.

TELEVİZYON REKLAMI

Televizyon reklam günümüzde en etkili tanıtım mecralarından biridir. Televizyonların en ücra kesimlerde yaşayan insanların evlerinde olması, insanların işi, gücü ne olursa olsun, hangi yaşamsal standartlara sahip olursa olsun, hangi kültürel düzeyde olursa olsun, gününün birkaç saatini televizyonlarının karşısında geçiriyor olmaları, bu mecrada gösterilen tanıtımların, etki gücünün yüksek olmasını sağlamaktadır. Çünkü insanlar, televizyon bu programları izlemek durumunda kalmaktadır. Belki takip ettikleri dizinin bir yerlerinde, aralarında veya bekledikleri bir filmin aralarında filmlerini veya dizilerini beklerken, arada geçenleri de izlemekteler. Tüketicilerin kaçınılmaz olarak izledikleri tanıtım filmleri, hem görsel hem işitsel hem de algısal mesajlarını, tanıtımlarını rahatlıkla yapabilmektedir. Televizyon reklamı, ajansların belirledikleri her türlü düşünceyi, görüntüyü, ifadeyi, müziği, efekti, ibareyi, işareti gösterebilmekte ve bütün ilişkilendirmelerini tasarlayabilecekleri bir mecra olmaktadır.

Televizyon reklamı; film, spotu, sözlü veya sözsüz cıngıl, animasyon filmi, belgesel tipinde film, sadece görüntüden oluşan tanıtım filmi, sadece ses ve müzikten oluşan film ve buna benzer onlarca türde televizyon reklamı yayınlanabilmektedir. Son zamanlarda sektör, markalar ile tüketiciler arasında duygusal bağ kurmaya çalışarak, firmaların amaçlarına ulaşmalarını sağlamaya çalışmaktadırlar. Bu tip bağların oluşabilmesi, filmlerin dikkatli, çarpıcı ve etkileyici tasarlanmasını gerekli kılmaktadır. Mecraların arasında, bu anlamda en büyük şansa sahip olan televizyon reklamı olmaktadır. Firmanın bütçesine bağlı olarak, aynı sinema filmleri gibi her şeyi kullanabilmektedirler. Reklam ajansları, duygusal bağları sağlayabilmek için ürün, hizmetle insanların sevdikleri kişi ve unsurları kullanarak, tüketicilerin özdeşleştirme yapmalarını sağlamaya çalışmaktadırlar.

Tüketiciler, beğendikleri veya sevdikleri unsurlarla ürün veya hizmeti gerçekten de özdeşleştirmekte ve firmaya geri dönüş yapmaktadırlar. Bu yapımlar, insanları her açıdan etkilemektedir. Gerek müziği ile gerek kullanılan başarılı sloganlarla, gerekse çarpıcı bir görüntüyle insanların zihnini işgal etmekte ve onların davranışlarını değiştirmektedir. Böylesi bir etki gücüne sahip yapım, bu kadar çok izlenen bir mecrada yayınlanmaktadır. Elbette bunun maliyeti de ona göre yüksek olabilmektedir. Çünkü bu çalışmalar, ajanslar tarafından tasarlandıktan sonra, yapım firmaları tarafından çekilmektedir. Ayrıca burada oynayacak kişiler, kullanılacak malzemeler oyuncu ve ajanslar tarafından karşılanmaktadır. Yani bunlar üç ayrı faaliyetle ilgili olan, üç ayrı kuruluş tarafından ortaya çıkarılmaktadır. Hepsinin birbirinden farklı maliyetleri olmaktadır. Bunların bütünlüğünde ise, diğer mecralara nazaran oldukça yüksek bir maliyet ortaya çıkabilmektedir. Televizyon reklamı, saniyelerle televizyon kanallarında yayınlanmaktadır. Tüketiciler, mesajları saniyeler içerisinde almakta ve değerlendirmektedir.

“Class aptent taciti sociosqu ad litora per conubia nostra, per inceptos himenaeos .Aenean non turpis vitae ligula tristique sagitt isras varius erat pulvinar eros pretium”

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Vivamus quis arcu est. Quisque posuere est arcu, id hendrerit orci pulvinar id. Cras egestas metus sit amet felis accumsan, vitae placerat libero sodales. Morbi efficitur maximus massa et aliquam. Quisque vel viverra augue.

Nullam scelerisque erat nisl, eu aliquet quam porttitor et. Aliquam molestie sem augue, non egestas nunc sagittis in. Suspendisse vehicula turpis eget leo sollicitudin, dapibus commodo massa facilisis.

Ut ac tortor eget nibh condimentum congue. In facilisis porttitor iaculis. Etiam vestibulum, nisl nec molestie egestas, velit lorem venenatis tellus, pellentesque blandit nulla sapien accumsan velit. Vivamus purus nunc, dictum nec elit viverra, semper iaculis risus.

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Vivamus quis arcu est. Quisque posuere est arcu, id hendrerit orci pulvinar id. Cras egestas metus sit amet felis accumsan, vitae placerat libero sodales. Morbi efficitur maximus massa et aliquam. Quisque vel viverra augue.

Nullam scelerisque erat nisl, eu aliquet quam porttitor et. Aliquam molestie sem augue, non egestas nunc sagittis in. Suspendisse vehicula turpis eget leo sollicitudin, dapibus commodo massa facilisis.

“Class aptent taciti sociosqu ad litora torquent per conubia nostra, per inceptos himenaeos.Aenean non turpis vitae ligula tristique sagittis. Cras varius erat pulvinar eros pretium suscipit. Duis eleifend sit amet sapien sed ultricies.”

Ut ac tortor eget nibh condimentum congue. In facilisis porttitor iaculis. Etiam vestibulum, nisl nec molestie egestas, velit lorem venenatis tellus, pellentesque blandit nulla sapien accumsan velit. Vivamus purus nunc, dictum nec elit viverra, semper iaculis risus.

Hemen Ara
Whatsapp Mesaj Kutusu
Gönder